İzmir Büyükşehir Belediyesi resmi facebook hesabı İzmir Büyükşehir Belediyesi resmi twitter hesabı İzmir Büyükşehir Belediyesi resmi instagram hesabı İzmir Büyükşehir Belediyesi Rss
İzmir Büyükşehir Belediyesi Resmi Logosu
Kapat

Sağ Menü

23° hava durumu ikonu

İzmir Belediye Tarihçesi Sayfası

Sol Menü

Sayfa İçeriği


XIX. Yüzyılda İzmir Belediyesi’nin Kuruluşu
 
1877 tarihli “Vilayetler Belediye Kanunu” Osmanlı Devleti’nde Belediyecilikle ilgili ilk hukuksal düzenleme olmasına rağmen, Türkiye’de kentsel hizmet kurumu olarak belediye örgütlenmelerinin tarihini 19. yüzyılın ikinci yarısına kadar götürmek olasıdır. Sanayi Devrimi sonrasında genişleyen Avrupa iktisadi yayılımı; 19.yüzyılda İzmir, Selanik ve İstanbul gibi Osmanlı liman kentlerini batıya açık bir pazar haline dönüştürmekle kalmamış, aynı zamanda bu kentlerde ulaşımdan haberleşmeye varıncaya değin kentsel alt-yapı hizmetlerinin de devreye girmesine neden olmuştur.
 
Osmanlı limanlarında ticaret yapan Avrupalı Tüccarlar, Osmanlı kentlerinin alt yapı hizmetlerinin yetersizliğini sürekli gündeme getiriyorlardı. Nitekim İstanbul’dan sonra İzmir’de de bir belediye biriminin oluşturulması yolunda ilk girişimler İzmir ve hinterlandında ticari etkinliklerini sürdüren yabancı tüccarlar, konsolosluklar ve Levanten aile şirketlerinden gelmişti.
 
Bu bağlamda Osmanlı Devleti'nde kanunların belediyeye yüklediği görevler temel hizmet, temizlik ve kentsel düzenlemelere ilişkindi. 1826 yılında İhtisap Nezareti'nin kurulmasıyla başlayan ilk yerel yönetim deneyimi, ilerleyen yıllarda, 1854 Şehremaneti kurulması ve Tanzimat'la başlayan modernleşme süreci ile ivme kazanmıştı.
 
1865 yılında çıkarılan nizamnameyle on dört belediye dairesine ayrılan İstanbul'da sadece 6. Daire'nin çalışmaları belediye örgütlenmesine örnek oluştursa da, Osmanlı vilayetlerinde belediye örgütlenmesine ilişkin ilk uygulama Midhat Paşa yönetimindeki Tuna Vilayeti için çıkarılmış 1871 tarihli vilayet nizamnamesi ile görülür. 1877'de Meclis- i Mebusan'ın çıkardığı Dersaadet ve Vilayat Belediye kanunları, 1930 yılına kadar yürürlüğünü korudu.
 
İzmir Belediyesi’nin Kuruluş Kararı
 

Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri’ne bağlı Osmanlı Arşivi’nde tespit edilen bir belgede, Osmanlı Devleti’nin 25 Kasım 1867’de İzmir’de bir belediye dairesi kurulmasına izin verdiği anlaşılmaktadır.
 
Söz konusu belgede Levanten tüccar ve sermaye sahiplerinin de Belediye Meclisi’nde temsil edilmeleri gerektiği konusunda bir vurguya yer verilmiştir. Bu gelişmeler ışığında İzmir’de belediyenin resmen kuruluş süreci 25 Kasım 1867 tarihinden itibaren ilan edilmiş, 1868 yılında ise gerekli düzenlemelerin yapılmasıyla İzmir Belediyesi çalışmalarına başlamıştır. Nitekim 31 Aralık 1867 tarihli Ruzname-yi Ceride-yi Havadis adlı gazetede bu gelişme şu satırlarla haber edilmiştir: “Belediye dairesinin kurulmasının gözle görülür faydaları olduğunun herkesçe kabul edilmiş olmasından dolayı İzmir’de de böyle bir dairenin kurulmasına dair padişahın izin verdiğini haber aldık”
 
1880 tarihli salname, Belediye Kanunu'nun çıktığı 1877 yılına dek geçen sürede İzmir Belediye Meclisi'nin bir varlık gösteremediğine, kentin etnik / dinsel yapısını ortaya çıkaran iki belediye dairesinin ve iki ayrı reis ve heyetin bulunduğuna işaret eder. Birinci Belediye Dairesi, kentin Türk ve Musevi nüfusunun yoğunlaştığı bölgelere, İkinci Daire ise Levanten, Rum ve Ermenilerin yaşadığı Birinci Kordon'dan Punta'ya uzanan liman bölgesine hizmet vermekteydi. İki daire belediyenin yaşadığı mali bunalımın da etkisiyle 1889'da birleşmiştir. 1878'de Vali Halil Rıfat Paşa'nın öncülüğünde İzmir imari ve hizmet açısından bir değişime uğrarken, belediye yönetiminde tasfiyelerin ve seçimlerin görüldüğü bir dönem yaşamış, İzmir Valileri Abdurrahman Paşa, Hasan Fehmi ve Kamil Paşalar döneminde belediyenin durumu belirginleşmiştir.


İzmir Belediyesi'nin Kuruluşuna Dair Belge
 
İzmir'in Belediye Başkanları ve İcraatları
1868 yılından, Cumhuriyet dönemine kadar uzanan gelişmelerde İzmir Belediyesi’nde görev yapan belediye başkanları, gerçekleştirmiş oldukları altyapı hizmetleriyle İzmir’i batılı modern bir kent havasına büründürmüşlerdir. Elimizdeki kaynaklar İzmir’in ilk belediye başkanının kim olduğunu tam olarak bize göstermese de, Hüseyin Rıfat’ın Ticaret Rehberi’nde, İzmir’in ilk belediye başkanları arasında Süleyman Bey isminin zikredildiği bilinmektedir. Bu duruma rağmen tarihsel kaynaklarda tespit edilen ilk başkan, 1875’te İzmir Belediye Reisi olan Yenişehirlizade Ahmet Efendi’dir.

 
 1895'te Evliyazade Hacı Mehmet'in istifası üzerine vekaleten atanan Eşref Paşa döneminde belediye örgütsel olarak gelişir. Bu dönemde, İzmir Belediyesi'nin elde ettiği gelir ve yürüttüğü hizmetlerin son derece sınırlı olduğu, Eşref Paşa'nın dar gelir olanaklarını genişleterek hizmet vermeye çalıştığı bilinmektedir.


 İzmir'de belediye binasının açılışı

Meşrutiyetin ilanının ardından Temmuz 1909 seçimlerinde belediye reisi olan Uşakizade Muammer Bey'in çalışmaları övgüye değer bulunmuştur. Kazım Paşa'nın kısa süren görevinin ardından Aydın Valiliği'ne atanan Mahmut Muhtar Paşa yeni caddelerin açılması, belediye hizmet alanlarının (Buca gibi) yeni dairelere bölünmesi fikirleri nedeniyle belediye meclisiyle çatışır. Süreç, Muammer Bey'in azledilmesine ve istifa etmesine, Ali Nazım Bey'in belediye reisi olmasına dek uzar.
 
1895 yılında kurulan İzmir Suları Anonim Şirketi 1898 Eylül'ünde belli noktalara ve halk çeşmelerine su vermeye başlamıştır. Ancak şebekenin yaygınlaştırılmamasına ilişkin su sorunu Cumhuriyet dönemine kadar sürmüştür.
 
Ali Nazım Bey'in yönetimindeki belediye, valiliğin talimatları doğrultusunda oluşturulmuş, 1911'deki belediye seçimleri sonrasında, teamüllere uymayan bir yaklaşımla en az oyu alan Dr.Taşlızade Edhem belediye başkanı olarak atanmıştır.
 
Dr. Taşlızade Edhem başkanlığındaki yeni belediye heyeti şehri belediye mıntıkalarına ayırmış, zabıta talimatnamesi İstanbul'dan sonra İzmir için de kabul edilmiştir.
 
Balkanlar'da başlayan karışık sürecin İzmir yereline tezahür etmesi sonucu ortaya çıkan siyasi çekişmeler, 1913 yılında Aydın Valiliği'ne atanan Nazım Paşa'nın yeni belediye seçiminde Kantarağası Ali Bey'in yerine Evliyazade Refik Bey'i atamasına dek sürmüştür.


Yangından sonra Birinci Kordon

1914 yılında İttihat ve Terakki yönetiminin etkili ismi Rahmi Bey'in Aydın Valisi Nazım Paşa'nın yerine hizmet verdiği 1913 - 1918 İzmir'deki görev dönemi istikrar ortamını getirir.
 
1919 yılında belediye seçimlerinde etnik çoğunluğu kanıtlama çabası görülür. Osmanzade Hacı Hasan Paşa'nın Şubat 1919'da başlayan belediye reisliği, şehre hakim siyasi ve toplumsal çalkantılar ve üstüne Yunan işgaliyle birlikte hizmetlerin verilemediği bir dönemdir. Sevr Anlaşması'yla birlikte işgal kuvvetleri yüksek komiserliği işgal sırasında başlattığı yapılanmayı belediye yönetiminde değişikliğe gitmeden vilayete yaymıştır.
 
İşgal döneminde Eşrefpaşa Zührevi Hastalıkları Hastanesi kapatılmış, doktor ve yöneticilerinin görevlerine son verilmiş; hastane ayakta hasta bakılan bir dispanser olmuş, Gureba Hastanesi'nin (halen Konak'taki Devlet Hastanesi) yatak sayısı azaltılmış; dönemin belediye başkanı Hacı Hasan Paşa işgal yönetimiyle iyi geçinerek maaş artışı almış; 30 Ağustos Zaferi'nin ardından Türkler'in İzmir'e ilerlediğini duyunca körfez vapuruyla Güzelyalı'daki evinden Midilli'ye kaçmıştır.
 
İşgalden sonra geçici olarak görev yapan Vali Abdülhalik Bey ve görevi sırasında oluşturulan belediye meclisi gizli oyla Şükrü Kaya'yı belediye başkanı seçmiş; milletvekili oluşuyla görevi kısa sürmesi nedeniyle, bir kez daha Evliyazade Refik başkan olarak görev yapmıştır.
 
1922 yangının getirdiği zorluklar ve ihtiyaçlar büyürken Şeyh Sait ayaklanmasının ardından gelen Takrir - i Sükun Kanunu İzmir Belediyesi'ne bir nebze istikrar getirmiştir.
 
1922 yangınını geçiren belediye Uşakidaze Muammer Bey döneminde gerekli donanım alınarak itfaiye kadrosunu 40 kişi yükseltilmiştir.
 
1923 yılı Cumhuriyet dönemi ile başlayan uygarlık yolunda somut adım atabilme çalışmalarında belediyelere büyük görev düşmüştür.
 
1924'te belediye meclis yapısını yenilemek için yapılan seçimde Halk Fırkası adayları meclisi oluşturmuş, Uşakizade Muammer Bey yeniden İzmir Belediye Reisi olmuştur. Kokaryalı'da sinemada çıkan yangın belediye yönetimindeki çatışmaları su yüzüne çıkarmış, Uşakizade Muammer Bey sağlığını öne sürerek istifa etmiş; 8 Aralık'ta meclis üyesi de olan eski vali Aziz Akyürek belediye reisi seçilmiştir. Aziz Akyürek döneminde; belediyede düzenli çalışma koşulları belirlenmiş; Hoizler Şirketi kanalizasyon planı yaptırılmış, Türk şirketi aracılığıyla mezbaha kurulmuş, elektrikli tramvay işletmesi gerçekleştirilmiş ve Darağaç'ta elektrik fabrikası hizmete girmiştir.
 
1925 - 1930 yılları arasında İzmir'de iki belediye seçimi daha yaşanmış, Aziz Bey'in ardından Dr. Hulusi Alataş, Sezai Söker bey görev yapmış; kanunun da etkisiyle basın belediyeye yönelik eleştirel tavırdan kaçınmıştır.

1930 yılında 1580 sayılı Belediyeler Kanunu belediyelerin hizmet alanını genişletmiş ve görevlerini ayrıntılı biçimde tanımlamıştır. Yeni kanunla belediye meclisi seçilir ve belediye başkanı Sezai Söker olur. İktisadi buhran etkisiyle düşen belediye gelirleri ve sel felaketi dolayısıyla, Sezai Bey için zor bir dönem olur; istifa eder ve yerine 1931'de Behçet Salih (Uz) seçilir.
Seçildiği dönemde iflas halinde olduğu bilinen İzmir Belediyesi 1922 - 1930 döneminde bir tek Gazi Bulvarı'nı yapabilmiştir.1930 'lu yıllarda İzmir Belediyesi; inşaat işlerinde cadde açmaya, yolları kaplamaya ve kanalizasyon çalışmalarına öncelik vermiştir.

Yangın sahasının imarına ilişkin plan, İzmir Belediye Meclisi'nin kabul ve Vilayet İdare Meclisi'nin onayıyla Ağustos 1925'te yürürlüğe girer. 1930 yılına dek İzmir'de canlı bir inşaat sektörü oluşur. 1932'de yürürlüğe konulmuş plan (Danger - Prost) uygulamadan büyük ölçüde ortadan kalkmıştır. Plana uygun tek yapılaşma Cumhuriyet Meydanı düzenlemesi olmuştur.


1928 - 1930 yıllarının tüm dünyada olduğu gibi İzmir Belediyesi'nde de bütçe sorunları nedeniyle talihsiz yıllar olduğu, İş Bankası borcunun Behçet Uz ve Şükrü Kaya çalışmasıyla bir kısmının 1939, Hazine borcunun ise 1944'te sonlanabildiği raporlanmaktadır.
 
1930 'lu yıllarda İzmir Belediyesi; inşaat işlerinde cadde açmak, yolları kaplamak ve kanalizasyon çalışmalarına öncelik vermiştir. Yolların ağaçlandırılması, eski mezarlıkların parklara dönüştürülmesi, Bahribaba Parkı ağaçlandırılması, Halkapınar Şehitler etrafında küçük bir bahçe inşa edilmesi, Cumhuriyet Meydanı ve,1929'da İtalya'ya sipariş edilen Gazi Anıtı açılışı gerçekleştirilmiştir.
 
Üç kez üst üste belediye reisi seçilen ve 10 yıl boyunca görev yapan Behçet Uz milletvekili seçildiği dönemde arkasında sorunları büyük ölçüde giderilmiş bir İzmir bırakmış, Rene Danger planı çerçevesinde olmasa da yangın yeri imar edilmiş, mali yapı düzelmiş, bir kısım bataklık kurutulmuş, mezarlıklar düzeltilerek yeşil alanlar genişletilmiş ve kente Suat Yurdkoru'nun önerisiyle Kültürpark kazandırılmıştı.

2. Dünya Savaşı başladığında itfaiye sivil savunma çalışmalarına ağırlık verse de 1929 - 1946 yıllarında istatistiki verilerde itfaiye ekiplerinin başarısından, mali düzenden söz edilir.
1939 - 1945 döneminde İzmir Belediyesi bütçede açık vermemekle birlikte imar faaliyetlerini en aza indirmiştir.
 
1938 tarihli beş yıllık çalışma planında yer alan bataklıkların kurutulması meselesi 46'dan itibaren İzmir'i sıtma mücadele alanına itmiş; Hıfsızsıhha Kanunu ile birlikte Behçet Uz ile hızlanan sıhhi denetimler, 1985 yılına kadar işlevselliğini sürdüren Sıhhi Zabıta Talimatnamesi ile etkin hale gelmiştir.
 
1913 yılında suların şehre getirilmesini sağlayan künklerle başlayan su hizmetleri, 1941'de 24 bin metrelik şebekeye ulaşmıştır. 1944'te imtiyazlı su şirketinin satın alınarak belediyeye devriyle ortak bir idare kurulmuş, mezbaha, havagazı, otobüs işletmeleri mülhak bütçeli idareler şeklinde yönetilmiştir. Bu idareler 1945'te Eshot olarak tek çatı altında elektrik, su, havagazı, otobüs ve tramvay hizmetleri olarak işlerlik kazanmıştır.
 
İktisat Vekaleti'nin yürüttüğü fuar idaresi ise Kültürpark ve Turizm Müdüriyeti, İzmir Enternasyonel Fuarı adıyla İzmir Belediyesi'ne 1940 'ta geçmiştir.
 
1941 - 49 döneminde Reşat Leblebicioğlu ve kısa bir dönem Hulusi Selek görev yapmıştır.
 
1950- 1960 yıllarında tek seçim yapılmasına rağmen İzmir belediye başkanlığı Rauf Onursal, Selahattin Akçiçek, Enver Dündar Başar ve Faruk Tunca, Sefa Poyraz, Enver Saatçigil ile devam etmiştir. Vali muavinliğinden belediye başkanlığına gelen Rebi Başol, gecekondulara tapu verilmesi, hizmet götürülmesi, ulaşım ücretlerinin düşürülmesi gibi uygulamalarıyla dikkat çekmiştir.
 
1950'den itibaren DP döneminin hakim şehircilik anlayışı ile belediyeleri popülist eğilimlere duyarlı uygulamalara yönlendirmiştir. Rauf Onursal'ın 1951'de ilk olarak dile getirdiği, Le Courbisier'in de aralarında olduğu mimarlar ile yapılan görüşmelerde bir kaç kez oluşturan ve tadilata uğrayan imar planı düzenlemeleri kapsamında başta Konak sitesini içeren düzenlemeler dahilinde Sarı Kışla'nın yıkımı da 1959 – 60 yıllarında tamamlanmıştır. Önceliğin yol çalışmalarına verildiği, Varyant Yolu'nun 1952'de ulaşıma açıldığı bir dönem olmuştur.


 
Naldöken, Karşıyaka'yı çevreleyen alanlar, gerideki vadiler 1960'lardan itibaren gecekondu alanı haline gelir. Gazi ve Fevzipaşa Bulvarı'ndaki araba tamirhaneleri, hurda demir ticarethaneleri 1960 askeri müdahale döneminde vali ve belediye başkanı olan Burhanettin Uluç tarafından kaldırılır, gecekondu denetimleri artırılır. 1963'te başkanlığa atanan Rebi Başol da gecekondulara ılımlı yaklaşır.
 
1963'te ilk kez belediye seçimlerinin yapılacağı duyurulur ve seçimi Osman Kibar kazanır. 1963 - 1973 yıllarında görev yapan Osman Kibar, sokak ve caddelerin asfaltlanması için uğraşır. 73 seçimleri geldiğinde kentte gecekondular iyice artar. Bu seçim dönemiyle belediyeler yoğun bir şekilde politikleşir.
 
1972'de İzmir'de 12 belediye bulunur.
 
İzmir'de içme suyu kıtlığının Osman Kibar'a seçimi kaybettirdiği ifade edilir. 1960'larda başlayan su sıkıntısı Emiralem, Halkapınar, Bornova Çimentaş, Menemen kaynaklarının temini çalışmalarıyla giderilmeye çalışılmıştır.

 

1973 - 1980 yıllarında görev yapan İhsan Alyanak ve diğer kent belediyeleri demokratik, katılımcı, üretici, düzenleyici, yönlendirici, birlikçi, özerk belediye anlayışıyla çalışmalarına yön verirler. Bir önceki belediye başkanı Osman Kibar dönemi projeleri uygulanmaya devam eder.
 
Aynı zamanlarda kentte başlayan trafik sorununun çözümü için 69 -74 ve 1980'lerde ulaşım planlamaları kapsamında yol açma, istimlak ve yıkım çalışmalarından Kemeraltı da nasibini almak üzeredir. Konak'ta ve Bayramyeri'nde üst geçitlerin yapımı, dolmuş ve otobüsler için Konak'ta deniz dolgusu yapılarak depolama alanı elde edilmesi, sosyal ve politik ihtiyaçların ortaya çıkardığı Tanzim Satışlar, sosyal konut inşaatları, gecekonduların tapu elde etmesi dönemin çalışmalarıdır.
 
12 Eylül darbesi ile Ege Ordusu Sıkıyönetim Komutanlığı'nca belediye başkanlığına getirilen Eshot müdürü Cahit Günay dönemi boyunca; kentin ana caddelerine yayılmış büfeler, sahil yolundan Bostanlı'ya uzanan gazino, lunapark ve kafeteryalar yıkılmış, Mustafa Kemal Sahil Bulvarı inşaatı başlamış, tanzim satışlar artırılmış, 1981'de başlayan metropoliten kent uygulamasıyla çevre belediye ve köyler İzmir'e bağlanmış, İzmir Büyük İçme Suyu Projesi'ndeki çalışmaların yüzde 80'i bitmiş, Konak Vapur İskelesi'nin yapımı başlamış, imar yönetmeliği çıkarılmış, kurum hali hazırdaki binasının tamamlanmasıyla hızlıca yerine kavuşmuştur.
 
Cahit Günay'ın 1983'te (askeri yönetimle geçinemediği yönündeki görüşler bulunur) istifası üzerine yerine Ceyhan Demir atanır.
 
1984'te 195 sayılı KHK ile İstanbul, İzmir ve Ankara’da büyük şehir, büyük şehir sınırları içinde kalan ilçelerde de merkez ilçe belediyelerinin kurulması kararlaştırılır. Aynı yıl 3030 sayılı yasa ile Büyükşehir Belediyelerinin Yönetimi Hakkında Kanun kabul edilir ve görev tanımları belirlenir.
 
25 Mart 1984 yerel seçimlerinde Burhan Özfatura anakent belediye başkanı seçilir. 1985'te yürürlüğe giren 3194 sayılı İmar Kanunu üzerine İzmir İmar Yönetmeliği kabul edilir. İzmir bütününde nazım imar planı revizyon çalışmaları yapılarak, sabit ve dar gelirlilere toplu konut alanları açılır, altyapı hizmetlerinin koordinasyonu için Aykome, ulaşım için Ukome kurulur. Enver Saatçigil döneminde dile getirilen, körfezi kirlilikten kurtaracak Büyük Kanal Projesi, Meles projeleri, Işıkkent, Gökdere alanlarına ilişkin projeler, sinyalizasyon sistemi, köprülü kavşak ve çok katlı otoparkların yapımı, ulaşım master planı, çöp döküm alanlarının düzenlenmesi, cam kumbaralarının konulması, enfekte hastane atıkları kontrol yönetmeliğinin uygulanması; Bostanlı - Alaybey arasının rekreasyon alanı haline gelmesi, spor tesisi yapımı gibi projeler hayata geçirilir.
 
Mart 1989 seçimlerinde Özfatura yerini Yüksel Çakmur'a bırakır. Bu dönemde işportacılık sorununun üzerine gidilir, kamu ulaşımının modern ve denetlenebilir olması, meclisin halka açılması, halk otobüsleri ve minibüslerin kaldırılması, EXPO aday şehirliği, İZSU bilgi işlem altyapısına başlanması, hafif raylı sistem 1.aşama çalışmaları, İzmir metrosunun temelinin atılması, ömrü tamamlanan gübre fabrikasının kapatılması, mezbaha yerine et entegre tesisleri temelinin atılması, Konak Meydanı'nda son durak yapan otobüslerin kaldırılması, akıllı kart projesi, kent içi sokaklarda yayalaştırma çalışmaları, bilgisayarlı sinyalizasyon sistemi kurulması gibi iyi uygulamaların yanında; Galleria, Karşıyaka çok katlı otopark inşaatı ve kazıklı yol projeleri ile tepki de toplanmıştır.
 
1994 - 1999 yıllarında Burhan Özfatura ikinci kez görev yapar. İlk döneminde başlattığı ancak tamamlayamadığı, Yüksel Çakmur dönemindeki projeleri de tamamlayan Özfatura, toplu konut projeleri, Büyük Kanal Projesi, raylı sistem ve imar planı çalışmalarını gerçekleştirmiştir.
 
1999 yerel seçimlerinin galibi Ahmet Piriştina; Alsancak Limanı Turan arası kentsel tasarım yarışması ve liman bölgesi nazım imar planı, yeni imar yönetmeliği, e - belediye hazırlıkları, fotogrametrik sayısal harita yapımı ve proje revizyonunun ardından Büyük Kanal'da çalışmaların büyük bölümünün tamamlanması, Meles Deltası'ndan yapılan uygulama, körfez kıyı şeridi düzenlemesi, su baskınlarını önleme, deprem senaryosu, su kaynaklarını koruma, yeşillendirme, deniz ulaşımının geliştirilmesi, ulaşımda dönüşüm ve ulaşım bütünlüğü için uygulamalar, metro sisteminin sürdürülmesi, kültür mekanları, başta Cumhuriyet Meydanı olmak üzere tarihsel doku ve çevre düzenlemeleriyle ön plana çıkmıştır. İkinci dönemde de göreve seçilmesinden çok kısa bir süre sonra geçirdiği kalp krizinin ardından yaşama veda etmesine karşın, halen adından söz ettirmeye devam etmektedir.
 
2004 - 2009 yılları için tekrar başkan seçilen Ahmet Piriştina'nın vefatının ardından dönemin valisi, 1580 sayılı kanunun 93.md gereğince İzmir Büyükşehir Belediyesi Meclisi'nin başkan seçmek üzere toplantıya çağırmış; iki turda gerçekleşen oylamada Aziz Kocaoğlu seçilmiştir. Görevinin sürdüğü 2019 yılına dek; 14 yıllık görev süresi boyunca önceki dönem projelerini tamamlarken; yeni fuar alanı, metro, tramvay, Sasalı Doğal Yaşam Parkı, kültür çalıştayı; Akdeniz Akademisi, Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi'nin tamamlanması, akıllı trafik sistemleri, rekreasyon alanları, Buca Sosyal Yaşam Parkı, modern buz pisti, otoparklar, çok amaçlı salonlar, Balçova Teleferik'in yenilenmesi, Havagazı Fabrikası'nın yaşama katılması, Yarımada, Gediz Bakırçay Havzası kalkınma planları, yerel üretici kooperatiflerinin desteklenmesi, okul sütü projesi, tarımsal destek faaliyetleri, tramvayın ulaşım sistemine katılması, hastanenin yenilenmesi, opera binası projesi gibi çalışmaların yanı sıra engelli çalışmalarına ve sosyal hizmet konularına önem vermiştir.
 
2012 yılında yürürlüğe giren 6360 sayılı yasa ile büyükşehir belediyeleri bütünşehir kavramı ile idari, mali, siyasi ve imar düzenlemeleri bakımından yapısal değişikliklere uğrar ve yeniden yapılanma süreçleri gündeme gelir. Birçok konuda hazırlanan stratejik planlar doğrultusunda, büyükşehir bütünü çevre düzeni planı ve bölge nazım imar planı oluşturulur, kentsel dönüşüm, gelişim ve yenileme projeleri, kıyı şeridi yenileme, kent meydanları, kent bilgi sistemleri, körfez rehabilitasyon projesi, arıtma tesisleri, mezbahaların modernizasyonu, bisiklet yollarının açılması, vapurların yenilenmesi, metro ve banliyö sisteminin geliştirilmeye devam edilmesi, semt ve ilçe terminallerinin yapımı gibi faaliyetler gerçekleşir.
 
2019 yerel seçimlerinde Belediye Başkanlığı görevini Mustafa Tunç Soyer alır.
 
Kaynak

Erkan Serçe - 150.Yılında İzmir Belediyesi Tarihi 1867 - 2017 Cilt I -II /Apikam Yayını