Erişilebilirlik Butonu
Kapat
TSE
İzmir Büyükşehir Belediyesi resmi facebook hesabı İzmir Büyükşehir Belediyesi resmi twitter hesabı İzmir Büyükşehir Belediyesi resmi instagram hesabı İzmir Büyükşehir Belediyesi Rss WhatsApp
İzmir Büyükşehir Belediyesi Resmi Logosu

Sağ Menü

10° hava durumu ikonu

Projeler Sayfası

Sayfa İçeriği

Sayfa İçeriği

Zemin Araştırmaları ve Mikrobölgeleme Etüt Raporlarının Hazırlanması

Twitterde paylaş Facebook'ta paylaş WhatsApp'ta paylaş
PAYLAŞ

30 Ekim 2020 tarihinde meydana gelen Sisam Depremi sonrasında yaşanan afet olayının sonuçlarını değerlendirmek ve kentimizde afet risklerinin azaltılması için alınması gereken bilimsel ve teknik tedbirleri belirlemek amacıyla 12-13 Kasım 2020 tarihlerinde Ortak Akıl Buluşması toplantısı gerçekleştirilerek kamu ve özel sektör, üniversite ve meslek odası ve derneklerden çok sayıda temsilci bir araya gelerek kentin afet güvenliği her boyutuyla ele alınmıştır.

Ortak Akıl Buluşması’nda ele alınan konulardan biri de 30 Ekim Depreminden en yüksek derecede etkilenen ve jeolojik olarak bir çöküntü havzası özelliğine sahip Bornova Baseninin zemin yapısı ve basen etkisi dahil davranış özelliklerini araştırılmasına yönelik çalışmalar olmuş ve mikrobölgeleme etütlerine başlanılması önerilmiştir.

Belediye Başkanlığımızca Bornova Baseninde yer alan Bayraklı, Bornova ve Konak ilçelerini kapsayan alanlarda afet güvenli arazi kullanım ve mekansal planlama ile yapılaşma süreçlerini yönlendirecek önlem ve yaklaşımları belirlemek amacıyla Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının ilgili mevzuatına uygun olarak mikrobölgeleme etüt çalışması başlatılmıştır.

Mikrobölgeleme etüt çalışması bir alanının sahip olduğu afet potansiyelinin ve yerleşime uygunluk durumunun belirlenmesi amacıyla yapılan ayrıntılı bir etüt ve analiz çalışmasıdır. Genellikle deprem odaklı olarak “sismik mikrobölgeleme” olarak yapılan bu çalışmalar Belediyemizde depremden taşkına heyelandan halk sağlığına kadar tüm tehlike faktörlerini içerecek şekilde ve zeminin somut verilerinin elde edildiği ayrıntılı araştırma, deney ve analizlere dayalı olarak planlanmıştır.

Mikrobölgeleme etütleri 2 aşamada yürütülmekte olup Bornova ilçesi sınırlarındaki yaklaşık 7500 hektarlık alanda Ekim -2022 de başlayan arazi çalışmalarında onbinlerce metre sondaj; 1565 noktada jeofizik ölçüm; binlerce kaya ve zemin mekaniği deneyi, heyelan olaylarının izlenmesi için 90 noktada inklinometre ölçümü yapılmaktadır. Ayrıca mikrobölgeleme çalışmaları kapsamında Bornova İlçesinde Belgem Dershanesi binasına 1 adet ivmeölçer kurulumu gerçekleştirilerek meydana gelen depremlerin ivme kayıtları alınmaya ve depremler izlenmeye başlanmıştır.

Bayraklı ve Konak ilçelerindeki yaklaşık 4500 hektarlık alanda ise bu çalışmaların başlatılmasına yönelik gerekli hazırlıklar devam etmektedir.

Mikrobölgeleme etüt çalışmalarımızın özgün bir diğer yönü de tıbbi jeolojik araştırmaları içermesidir. Tıbbi Jeolojik araştırmalarda 140 km2’lik alanda 35 adet (2x2 Km2) karelaj oluşturularak arazi gözlemleri sonucunda jeokimyasal ve mineralojik analizlerinin yapılması amacıyla Bornova, Bayraklı ve Konak İlçesinden olmak üzere değişik noktalardan 2’şer adet olmak üzere toplamda 380 (190x2)  adet kayaç ve mineral örnek alımı gerçekleştirilerek minerolojik analizlerine başlanılmıştır. Bu analizler tamamlandığında zemin yapısında insan sağlığını olumsuz etkileyecek ağır metal ve toksik mineral oluşumlarının bulunup bulunmadığı belirlenecektir.
Bornova Baseninde gerçekleştirilecek olan mikrobölgeleme etüt çalışması kapsamındaki yerleşime uygunluk ve afet etkisi değerlendirmeleri bu çalışmada elde edilen jeolojik, jeoteknik ve jeofizik veriler ile “İzmir İli Depremsellik Araştırması Projesi” ve  “İzmir İli Tsunami Araştırması Projesi” çalışmalarından elde edilen verilerin bütünleştirilmesiyle yapılacaktır.

Bornova Baseninde yer alan Bornova, Bayraklı ve Konak ilçelerindeki mikrobölgeleme etüt çalışması dâhil olmak üzere Belediye Başkanlığımızca başlatılan zemin ve yapı odaklı afet risk azaltma projeleri tamamlandığında kent genelinde hayata geçirmek istediğimiz kapsayıcı ve katılımcı afet risk yönetim sistemi etkin bir şekilde uygulanmaya başlamış olacak; kentsel dirençliliğimizi artıracak mekânsal planlama, kentsel iyileştirme ve dönüşüm gibi kentimizin geleceğine yön verecek kentleşme stratejilerine altlık oluşturacak temel veriler üretilmiş olacaktır.