Kapat

Senin İçin İzmir

URLA

Aa
URLA
Kırk kilometrelik sahil şeridinin pırıl pırıl denizin mavisiyle buluştuğu, doğanın bütün cömertliğini sergilediği, tarihin eşlik ettiği Ege’nin muhteşem bir köşesi. Yolu İzmir’e düşenlerin görmeden geçmemesi gereken, her köşesinde yeni keşiflere tanık olunacak Urla, unutulmayacak bir ziyaretin kapısını açık tutuyor.

İzmir il merkezine 35 kilometre uzaklıkta bulunan Urla; Çeşme, Seferihisar ve Karaburun gibi tatil merkezlerine yakınlığıyla bilinmektedir. Doğanın ve tarihin kucaklaştığı Urla’da İskele Mahallesi’ndeki Limantepe Höyüğü’nün MÖ 4000’lere uzandığı arkeolojik kazılarla ortaya konulmuştur. Ege Denizi’nin bilinen en eski limanlarından olan Limantepe ile aynı bölgede yer alan ve antik çağda zeytinyağı üretimiyle öne çıkan İyonya kentlerinden Klazomenai, Urla’nın önemli değerleri arasındadır.

Tarihi boyunca her zaman önemli bir yerleşim yeri olan Urla, ev sahipliği yaptığı uygarlıklardan kalma pek çok eseriyle İzmir’in tarihî ilçelerinden biridir. Osmanlı Dönemi’nden kalma camiler, hamamlar ve kervansaraylar bugün hâlâ ayakta olup görülmeye değer özelliktedir.

Urla Klazomen Tahaffuzhanesi
Binası ve donanımıyla yaklaşık 150 yıldır ayakta olan Klazomen Tahaffuzhanesi ya da bugün bilinen adıyla Karantina Adası, dünyada ayakta kalmayı başarmış, tescilli üç karantina adasından biridir. Tahaffuzhane, sefer sırasında yolcu ya da çalışanları arasında bulaşıcı hastalık görülen gemilerin karantina sürelerini geçirip, gerekli sağlık önlemleri alınıncaya kadar konakladıkları, hastaların iyileştirilmesi için büyük liman yakınlarına kurulmuş sağlık kuruluşları olarak tanımlanır.

Klazomenai Antik Kenti’nin yanı başında yer alan Klazomen (Urla) Tahaffuzhanesi 1865 yılında, o yıllarda sterilizasyon konusunda oldukça iyi durumda olan Fransızlar tarafından yaptırılmıştır. Adaya giden bugünkü yol 1950 yılında yapılmışsa da bu yolun hemen yanı başında deniz içinde MÖ 6. yüzyılda İskender döneminde yaptırılan mermer yol da görülebilir.

Klazomenai ve Liman Tepe Kazı Alanı
12 İon kentinden birisi olan Klazomenai Antik Kenti, Limantepe’den batıdaki Ayyıldız ve Cankurtaran tepeleri eteklerine kadar yayılmaktadır. Bir bölümü Karantina Adası üzerindedir. Arkaik, Erken Tunç ve klasik çağlardan tabakalara rastlanan kazılar sırasında Erken Tunç döneminden kalan ve koridorlu ev olarak tanımlanan saray yapısının bir bölümü ortaya çıkarılmıştır. aynı noktaya yakın yerde koruma yüksekliği 6 metreye yaklaşan şehir suru bulunurken, Orta Tunç Çağı’na tarihlenen yuvarlak tek mekanlı evler, fırın ve ocak yerleri de ortaya çıkmıştır. Antik kentin önemi, MÖ 6. yüzyıla tarihlenen bir zeytinyağı işliği, bugün de kullanılan teknolojinin 2600 yıl önce dünyada ilk defa bu bölgede geliştirildiğini kanıtlamaktadır.

Öte yandan 1979 yılında keşfedilen ve İskele Mahallesi’nin bir başka bölümünde yer alan Liman Tepe Höyüğü ise kazanılan yeni bir zenginliktir. Liman Tepe’de Türkiye’nin ilk su altı kazı ve araştırmaları gerçekleştirilmektedir. Batı Anadolu sahil kesiminin en önemli yerleşmelerinden biri olan Liman Tepe, Kalkolitik Çağ’dan Roma Dönemi sonuna kadar yaşam kesintisiz sürmüştür. Ele geçen buluntulara göre, kentin en eski kültür tabakalarından itibaren denizaşırı ticaret ilişkilerinin merkezinde olan güçlü bir liman kenti konumunda olduğu anlaşılmaktadır.

Liman Tepe’de 2000 yılından bu yana sürdürülen su altı kazı ve araştırmaları bugün su altında kalmış olan liman tesislerinin araştırılmasına yönelik olarak sürdürülmektedir.

Klizman Plajları
Gezi ve piknik alanı olarak da kullanılan Klizman plajları, özellikle yaz aylarında yerli turistler tarafından yoğun ilgi görür. Klizman sahilleri, deniz, kum ve ağaç üçlüsünün bir arada bulunduğu çok sayıda koya sahiptir.

Tanju Okan Yat Yarışları
Urla, 2000 yılından beri her yıl 6-7 haziranda “Tanju Okan Yat Yarışları”na ev sahipliği yapmaktadır.

Karantina Adası
Geçmişin izlerini sürerken, biraz deniz havası almak isterseniz yönünüzü Karantina Adası’na çevirin. Burası adından da anlaşılacağı gibi Osmanlı döneminde bulaşıcı hastalıkların önüne geçilmesi amacıyla kullanılmıştır. Osmanlı’nın bu ilk karantina bölgesini kuran ise Fransızlardır. 1865’te kurulan tesis, ticaret ve yolcu gemileri ile özellikle kuzey hac yolu için gelen hacılar için düşünülmüş ve 1950 yılına kadar aktif kalmıştır. Daha sonra Deniz ve Güneş Tedavi Enstitüsü olarak kullanılan tesis, 1960’da Kemik ve Mafsal Hastalıkları Hastanesi’ne dönüştürülmüştür, 1986’da ise Devlet Hastanesi statüsü kazanmıştır.

Karantina Adası, hiç dalgalanmayan antik plajı ile ünlüdür. Çam ve palmiye ormanlarıyla kaplı olan adayı karaya bağlayan yol, MÖ 225 yılında Büyük İskender tarafından yapılmıştır. Adanın kuzey burnunda gün ışığına çıkarılmayı bekleyen Antik Dönem’e ait 5.000 kişilik bir amfitiyatro bulunur.

Klazomenai Zeytinyağı İşliği
Klazimenai Antik Kenti zamanında kullanılan Klazomenai Zeytinyağı İşliği, Anadolu’nun ilk zeytinyağı üretim tesisi olup bu topraklarda bulunan en eski zeytinyağı işliği olma özelliğindedir. Urla’nın iskele bölgesinde 1992 yılında başlayan kazı çalışmaları sonucunda ortaya çıkarılmış olan işlik, aslına uygun olarak restore edildikten sonra 2005 yılı sonunda ziyarete açılmıştır.

Çeşmealtı
Şehir merkezine 36 km uzaklıkta yer alan Çeşmealtı, plajlarının yanı sıra, İçmeler mevkisinde bulunan kaplıcaları ile de ünlüdür. Kıyı bandı İçmeler sahillerinden sonra Karaburun’a kadar devam eden Çeşmealtı’nın nüfusu, yaz sezonunda artar.