- Müyesser Turfan Geçici Erkek Konukevi
- Ayni ve Nakdi Yardımlar
- Yemek ve Kumanya Desteği
- Süt Kuzusu Dağıtımları
- Medikal Malzeme Desteği
- Acılı Günlerinde Ailelerin Yanındayız
- Paylaşmayı Unutmuyoruz
- Öğrencilerimize Destek Veriyoruz
- Buca Sosyal Yaşam Kampüsü Hayata Geçti
- Sokakta Yaşam Mücadalesi Veren İhtiyaç Sahiplerine Destek
- İzmir’e Hijyenik ve Kaliteli Öğünler
- Anne Dayanışma Kartı
Senin İçin İzmir
Çeşme, turkuaz renkli denizi, kadifemsi ve altın renkli kumsalları, akvaryumu andıran koyları, şifa dağıtan kaplıcaları, hayranlık uyandıran su altı dünyası,mükemmel doğası,adrenalin tutkunlarının gözde spor aktivitelerine elverişli yapısı ve eğlence hayatıyla ünü yurt içini aşıp yurt dışına ulaşan İzmir’in turizmde yüz akıdır.
New York Times’ın belirlediği listeye göre dünya üzerinde ziyaret edilmesi gereken 52 mekân arasında 14. sırada yer alan Çeşme, sadece İzmir’in değil, Ege Bölgesi’nin en gözde ilçesidir.
İzmir’in gözbebeği Çeşme’yi keşfedin.
Çeşme Kalesi
2. Bayezid tarafından 1508 yılında yaptırılan kale, altı kulesi ve üç yanındaki hendeklerle dimdik ayakta durmaktadır. İlk yapıldığı zamanlarda denize sıfır olarak inşa edilen kale, zaman içerisinde denizin doldurulmasıyla daha içte kalmış iyi korunmuş bir kaledir. Tarihî kalede zaman zaman uluslararası festival ve müzik yarışmaları düzenlenmektedir. Kalenin önünde büyük Türk komutanı Kaptan-ı Derya Cezayirli Hasan Paşa’nın, yanında aslanı bulunan heykeli vardır.
Alaçatı
New York Times, Alaçatı’yı “2010’da yeryüzünde görmeniz gereken 31 Yer” listesinde 8. sıraya koydu. Belde, Canary Adaları ve Cape Verde ile birlikte dünya üzerindeki en önemli üç sörf noktasından biri olarak kabul ediliyor.
Masmavi denizi, pencerelerinden begonviller sarkan Arnavut kaldırımlı evleriyle masalların şirin kasabasıdır Alaçatı. 1800’lere dayanan tarihî dokusuyla sadece İzmir’in değil, dünyanın da en güzel yerlerinden biri olarak adlandırılır. Çeşme’den sadece 10 km uzaklıkta yer alan belde, yaşattığı huzurun ve sunduğu görsel ziyafetin yanı sıra “son yılların su sporları merkezi” sıfatıyla adrenalinin de yeni adresi olma yolunda ilerlemektedir.
Kuvvetli rüzgâra karşın dalgaların boyunun uygun olması Rüzgar Sörfü (Windsurf) , uçurtma sörfü (kitesurf), yelken gibi birçok su sporu için Alaçatı’yı çekim merkezi yapar.
Alaçatı,uluslararası şampiyonalara ev sahipliği yapması, dünyanın dört bir yanından gelen sporcuları ağırlamasıyla son yıllarda popülerliğini artırmıştır. Sadece adrenalin yaşatması değildir Alaçatı’yı cazibeli kılan: turizmin gözde beldesi Alaçatı, taş evleriyle de ünlüdür. Özellikle merkezde yer alan ve yazları serin, kışları ise sıcak olan evler, hem unutulmayacak bir konaklama imkânı sunar hem de fotoğraf tutkunlarına bol malzeme çıkarır. Alaçatı’da keyifli vakit geçirebileceğiniz şık butik oteller ve pansiyonlar da bulunmaktadır.
Alaçatı’ya gelenler ya denizin o muhteşem kokusuna kapılıp sörf tahtasıyla kendini sahile atar ya da beldenin merkezindeki tarihî 4 yel değirmeninin gölgesindeki bir kafede dünyanın dertlerinden uzaklaşır.
Denizin, güneşin ve dinginliğin doyasıya yaşandığı Alaçatı’da, eski Rum evlerinden bozma restoranlar, kafeler, antikacılar, hediyelik eşya dükkânları adeta zamanı durdurur. Bu dükkânlarda Alaçatı’ya özgü mis kokulu kavunlar, sakız reçeli, el yapımı ürünler ve hediyelik eşyalar satılmaktadır. Ayrıca cumartesi günleri kurulan sosyete pazarında da birçok farklı ürünün satışı yapılmaktadır.
Alaçatı’da restore edilmiş çok sayıdaki eski Rum Evi, restoran olarak hizmet vermektedir. Deniz ürünleri başta olmak üzere zom patlıcan, sucukaki köfte, muska böreği, paşa mezesi, kaya koruğu turşusu, gül baklavası, Alaçatı Kavunu, yöreye özgü lezzetlerdendir. Buranın mutlaka tadılması gereken bir diğer lezzeti de közde pişen sakızlı kahvedir.
Erythrai Antik Kenti
Eski çağlarda Cyssus adıyla anılan Çeşme, İonya’nın önemli kentlerinden Erythrai’nin iskelesi durumundadır. Bugün Ildırı olarak anılan bölge, Çeşme merkeze 22 kilometre uzaklıktadır. Erythrai kelimesi Yunanca’da kırmızı anlamında kullanılmaktadır. Tarihi ilk Tunç Çağı’na kadar giden kentin, toprak renginin kızıl olmasından da bu isimle anıldığı düşünülmektedir. Bir başka varsayım da Erythrai adının, ilk kurucu Giritli Rhadamanthes’ten geldiğidir. Ticaretin oldukça yoğun yaşandığı kent, bir dönem üretilen ve dışarıya satılan değirmen taşlarıyla da ünlenmiştir. Kentte bir tiyatro da bulunmaktadır.Kentteki kazı çalışmalarında Athena Tapınağı, tiyatro, anıt mezar (heroon), Helenistik ve Roma dönemine ait villalar, yerleşim surları ortaya çıkartılmıştır. Yörede yaşayanların, arkeolojik alana ilişkin farkındalığını arttırmak, agro turizmi canlandırmak için son yıllarda Erythrai Festivali düzenlenmektedir. Küçük çaplı olsa da festival yörede hareketlilik yaratmaktadır.
Kervansaray
Mimari ve tarihî açıdan önem taşıyan ve günümüzde otel olarak hizmet veren kervansaray, 1528 yılında Kanuni Sultan Süleyman tarafından 2 katlı olarak yaptırılmıştır. Zamanında, yabancı tüccarların konakladığı yapının etrafında depo, dükkân ve odaların bulunduğu geniş bir avlu vardır. Tipik bir Osmanlı kervansarayı olan bu yapıyı ziyaret edenler, Osmanlının tarihini yaşamalarının yanı sıra dönem mutfağından lezzetleri de tatma imkânına sahip olmaktadır.
Çeşme, dört mevsim ziyaretçi akınına uğrar. Özellikle yaz aylarında deniz tutkunlarının en gözde yeri olmakta; masmavi ve tertemiz plajlarının yanı sıra büyüleyici koylarıyla da kendisine hayran bırakmaktadır.
Kumsal deyince ilk akla gelen yerlerden biri Çeşme’dir. Çeşme yarımadası berrak denizi, güneşi, ince kumları, deniz içinde kaynayan kükürtlü şifalı suları ile 29 kilometreyi bulan kıyıya sahiptir. Bu kıyı alanda birbirinden güzel kumsallar bulunmaktadır. Şifne, Küçük Liman, Pırlanta, Paşa Limanı, Ilıca Plajı, Çiftlik, Altınkum, Çatal Azmak, Sakızlı Koyu, Tekke Plajı, Ayayorgi başta olmak üzere sayısı 20’yi bulan kumsala sahiptir.
Dalış
Çeşme, yerli ve yabancı turistlerin dalış için en çok tercih ettiği noktalardan biridir. Dalgıçlar, Ege’nin masmavi sularının derinliklerine her daldığında bambaşka bir dünyayı keşfetmenin heyecanını yaşar.
Çeşme’de deniz suyu sıcaklığının ortalama 18,5 derece olması, yılın en az 7 ayı denize girilebilmesi ve dalış yapılacak güzel manzaralı doğal ortamların çokluğu, dalgıçları Çeşme’ye çeker. Dalış sporları için uygun mekânların bulunduğu Çeşme’nin oldukça zengin bir kara ve deniz habitatı vardır. Su altı avcılığına ve fotoğrafçılığına meraklı olanlar için eşsiz fırsatlar sunan beldenin denizinin en önemli özelliği, yüzey ve dip sulardaki akıntıların sudaki bulanıklığı önlemesidir.
Dalış Noktaları:
Monem Batığı: 1956 yılında inşa edilmiş olan bir yük gemisi olan Monem, 2004 yılında Çeşme açıklarında batmıştır. Tüplü dalış eğitimi almamış olanlar, şnorkel kullanarak batığın yanı sıra iskorpit, akya ve Ege Denizi’ndeki diğer canlıları da görme imkânına sahiptir.
Yarık Kaya (Ayrık Taş): Üç farklı parkura sahip iyi bir dalış noktası olan Yarık Kaya’da dalanlar, kavuklara yerleşmiş olan ıstakozların ve ağların oluşturduğu güzel görüntülerle karşılaşmaktadır. Istakoz ve böceklerin yoğun olarak bulunduğu bu bölge, su altı keşif tutkunlarının gözdesidir.
Yatak Odası: Burası 8-10 m seviyesinde bulunan muhteşem mağarasıyla ünlüdür. Mağara girişindeki ve içindeki süngerler, mercanlar ve duvarlara yuvalanmış deniz canlıları, görsel bir şölen sunar.
Fener Adası: Akıntılı dalışlardan hoşlananlar için ideal bir bölge olan Fener Adası’nda ziyaretçilerin fokları da görme ihtimali vardır.
Göbek Taşı: Durgun havalarda tercih edilen bölge, kumluk zemin ortasında yükselen kayalarıyla güzel bir manzara oluşturmaktadır. Dalgıçların burada sinarit, akya ve barakuda gibi balıkları izleme fırsatı bulunmaktadır.
88 Taşları: Burada, sazlıkların arasındaki ahtapotlar, pinalar,sübyeler ve istakoz dikkat çeker. Ayrıca Roma Dönemi’nden kalma 30 m civarında birçok amfora bulunur.
Noname: Başlangıç seviyesinde olan dalgıçlar için oldukça elverişli olan bu alan poyraz olduğunda tercih edilmektedir. Bölgede oldukça fazla sargoz ve karagöz bulunur.
Patlak Taş: Her hava koşulunda dalış yapılması mümkün olmayan bölgenin serpme kaya parçalarından oluşan bir dibi vardır. Denizin derinliklerinde karagöz, çipura, orfoz ve müren gibi balıklar sık sık görülür.
Barakuda Taşları: Barakuda taşları, oldukça zengin ve renkli bir su altı yaşamını içerisinde barındırır. Tecrübeli dalgıçlar derinlere yapacakları dalışlarda zaman zaman barakuda sürüleriyle, genellikle ise sinarit ve kaya levrekleriyle karşılaşır.
Ildırı Fener Adası: Eşsiz güzellikte kovuklar ve girintilerle dolu olan bölgede sarı tüp süngerleri, kırmızı süngerler ve çiçek mercanları bulunmaktadır.
Çeşme de dalış sporu için sıkça tercih edilen bir bölgedir. Fener Adası, Yatak Adası, Eşek Adası, Ildırı Körfezi dalış sporunun yapıldığı, su altı zenginliğiyle dikkat çeken yerlerdir.
New York Times’ın belirlediği listeye göre dünya üzerinde ziyaret edilmesi gereken 52 mekân arasında 14. sırada yer alan Çeşme, sadece İzmir’in değil, Ege Bölgesi’nin en gözde ilçesidir.
İzmir’in gözbebeği Çeşme’yi keşfedin.
Çeşme Kalesi
2. Bayezid tarafından 1508 yılında yaptırılan kale, altı kulesi ve üç yanındaki hendeklerle dimdik ayakta durmaktadır. İlk yapıldığı zamanlarda denize sıfır olarak inşa edilen kale, zaman içerisinde denizin doldurulmasıyla daha içte kalmış iyi korunmuş bir kaledir. Tarihî kalede zaman zaman uluslararası festival ve müzik yarışmaları düzenlenmektedir. Kalenin önünde büyük Türk komutanı Kaptan-ı Derya Cezayirli Hasan Paşa’nın, yanında aslanı bulunan heykeli vardır.
Alaçatı
New York Times, Alaçatı’yı “2010’da yeryüzünde görmeniz gereken 31 Yer” listesinde 8. sıraya koydu. Belde, Canary Adaları ve Cape Verde ile birlikte dünya üzerindeki en önemli üç sörf noktasından biri olarak kabul ediliyor.
Masmavi denizi, pencerelerinden begonviller sarkan Arnavut kaldırımlı evleriyle masalların şirin kasabasıdır Alaçatı. 1800’lere dayanan tarihî dokusuyla sadece İzmir’in değil, dünyanın da en güzel yerlerinden biri olarak adlandırılır. Çeşme’den sadece 10 km uzaklıkta yer alan belde, yaşattığı huzurun ve sunduğu görsel ziyafetin yanı sıra “son yılların su sporları merkezi” sıfatıyla adrenalinin de yeni adresi olma yolunda ilerlemektedir.
Kuvvetli rüzgâra karşın dalgaların boyunun uygun olması Rüzgar Sörfü (Windsurf) , uçurtma sörfü (kitesurf), yelken gibi birçok su sporu için Alaçatı’yı çekim merkezi yapar.
Alaçatı,uluslararası şampiyonalara ev sahipliği yapması, dünyanın dört bir yanından gelen sporcuları ağırlamasıyla son yıllarda popülerliğini artırmıştır. Sadece adrenalin yaşatması değildir Alaçatı’yı cazibeli kılan: turizmin gözde beldesi Alaçatı, taş evleriyle de ünlüdür. Özellikle merkezde yer alan ve yazları serin, kışları ise sıcak olan evler, hem unutulmayacak bir konaklama imkânı sunar hem de fotoğraf tutkunlarına bol malzeme çıkarır. Alaçatı’da keyifli vakit geçirebileceğiniz şık butik oteller ve pansiyonlar da bulunmaktadır.
Alaçatı’ya gelenler ya denizin o muhteşem kokusuna kapılıp sörf tahtasıyla kendini sahile atar ya da beldenin merkezindeki tarihî 4 yel değirmeninin gölgesindeki bir kafede dünyanın dertlerinden uzaklaşır.
Denizin, güneşin ve dinginliğin doyasıya yaşandığı Alaçatı’da, eski Rum evlerinden bozma restoranlar, kafeler, antikacılar, hediyelik eşya dükkânları adeta zamanı durdurur. Bu dükkânlarda Alaçatı’ya özgü mis kokulu kavunlar, sakız reçeli, el yapımı ürünler ve hediyelik eşyalar satılmaktadır. Ayrıca cumartesi günleri kurulan sosyete pazarında da birçok farklı ürünün satışı yapılmaktadır.
Alaçatı’da restore edilmiş çok sayıdaki eski Rum Evi, restoran olarak hizmet vermektedir. Deniz ürünleri başta olmak üzere zom patlıcan, sucukaki köfte, muska böreği, paşa mezesi, kaya koruğu turşusu, gül baklavası, Alaçatı Kavunu, yöreye özgü lezzetlerdendir. Buranın mutlaka tadılması gereken bir diğer lezzeti de közde pişen sakızlı kahvedir.
Erythrai Antik Kenti
Eski çağlarda Cyssus adıyla anılan Çeşme, İonya’nın önemli kentlerinden Erythrai’nin iskelesi durumundadır. Bugün Ildırı olarak anılan bölge, Çeşme merkeze 22 kilometre uzaklıktadır. Erythrai kelimesi Yunanca’da kırmızı anlamında kullanılmaktadır. Tarihi ilk Tunç Çağı’na kadar giden kentin, toprak renginin kızıl olmasından da bu isimle anıldığı düşünülmektedir. Bir başka varsayım da Erythrai adının, ilk kurucu Giritli Rhadamanthes’ten geldiğidir. Ticaretin oldukça yoğun yaşandığı kent, bir dönem üretilen ve dışarıya satılan değirmen taşlarıyla da ünlenmiştir. Kentte bir tiyatro da bulunmaktadır.Kentteki kazı çalışmalarında Athena Tapınağı, tiyatro, anıt mezar (heroon), Helenistik ve Roma dönemine ait villalar, yerleşim surları ortaya çıkartılmıştır. Yörede yaşayanların, arkeolojik alana ilişkin farkındalığını arttırmak, agro turizmi canlandırmak için son yıllarda Erythrai Festivali düzenlenmektedir. Küçük çaplı olsa da festival yörede hareketlilik yaratmaktadır.
Kervansaray
Mimari ve tarihî açıdan önem taşıyan ve günümüzde otel olarak hizmet veren kervansaray, 1528 yılında Kanuni Sultan Süleyman tarafından 2 katlı olarak yaptırılmıştır. Zamanında, yabancı tüccarların konakladığı yapının etrafında depo, dükkân ve odaların bulunduğu geniş bir avlu vardır. Tipik bir Osmanlı kervansarayı olan bu yapıyı ziyaret edenler, Osmanlının tarihini yaşamalarının yanı sıra dönem mutfağından lezzetleri de tatma imkânına sahip olmaktadır.
Çeşme, dört mevsim ziyaretçi akınına uğrar. Özellikle yaz aylarında deniz tutkunlarının en gözde yeri olmakta; masmavi ve tertemiz plajlarının yanı sıra büyüleyici koylarıyla da kendisine hayran bırakmaktadır.
Kumsal deyince ilk akla gelen yerlerden biri Çeşme’dir. Çeşme yarımadası berrak denizi, güneşi, ince kumları, deniz içinde kaynayan kükürtlü şifalı suları ile 29 kilometreyi bulan kıyıya sahiptir. Bu kıyı alanda birbirinden güzel kumsallar bulunmaktadır. Şifne, Küçük Liman, Pırlanta, Paşa Limanı, Ilıca Plajı, Çiftlik, Altınkum, Çatal Azmak, Sakızlı Koyu, Tekke Plajı, Ayayorgi başta olmak üzere sayısı 20’yi bulan kumsala sahiptir.
Dalış
Çeşme, yerli ve yabancı turistlerin dalış için en çok tercih ettiği noktalardan biridir. Dalgıçlar, Ege’nin masmavi sularının derinliklerine her daldığında bambaşka bir dünyayı keşfetmenin heyecanını yaşar.
Çeşme’de deniz suyu sıcaklığının ortalama 18,5 derece olması, yılın en az 7 ayı denize girilebilmesi ve dalış yapılacak güzel manzaralı doğal ortamların çokluğu, dalgıçları Çeşme’ye çeker. Dalış sporları için uygun mekânların bulunduğu Çeşme’nin oldukça zengin bir kara ve deniz habitatı vardır. Su altı avcılığına ve fotoğrafçılığına meraklı olanlar için eşsiz fırsatlar sunan beldenin denizinin en önemli özelliği, yüzey ve dip sulardaki akıntıların sudaki bulanıklığı önlemesidir.
Dalış Noktaları:
Monem Batığı: 1956 yılında inşa edilmiş olan bir yük gemisi olan Monem, 2004 yılında Çeşme açıklarında batmıştır. Tüplü dalış eğitimi almamış olanlar, şnorkel kullanarak batığın yanı sıra iskorpit, akya ve Ege Denizi’ndeki diğer canlıları da görme imkânına sahiptir.
Yarık Kaya (Ayrık Taş): Üç farklı parkura sahip iyi bir dalış noktası olan Yarık Kaya’da dalanlar, kavuklara yerleşmiş olan ıstakozların ve ağların oluşturduğu güzel görüntülerle karşılaşmaktadır. Istakoz ve böceklerin yoğun olarak bulunduğu bu bölge, su altı keşif tutkunlarının gözdesidir.
Yatak Odası: Burası 8-10 m seviyesinde bulunan muhteşem mağarasıyla ünlüdür. Mağara girişindeki ve içindeki süngerler, mercanlar ve duvarlara yuvalanmış deniz canlıları, görsel bir şölen sunar.
Fener Adası: Akıntılı dalışlardan hoşlananlar için ideal bir bölge olan Fener Adası’nda ziyaretçilerin fokları da görme ihtimali vardır.
Göbek Taşı: Durgun havalarda tercih edilen bölge, kumluk zemin ortasında yükselen kayalarıyla güzel bir manzara oluşturmaktadır. Dalgıçların burada sinarit, akya ve barakuda gibi balıkları izleme fırsatı bulunmaktadır.
88 Taşları: Burada, sazlıkların arasındaki ahtapotlar, pinalar,sübyeler ve istakoz dikkat çeker. Ayrıca Roma Dönemi’nden kalma 30 m civarında birçok amfora bulunur.
Noname: Başlangıç seviyesinde olan dalgıçlar için oldukça elverişli olan bu alan poyraz olduğunda tercih edilmektedir. Bölgede oldukça fazla sargoz ve karagöz bulunur.
Patlak Taş: Her hava koşulunda dalış yapılması mümkün olmayan bölgenin serpme kaya parçalarından oluşan bir dibi vardır. Denizin derinliklerinde karagöz, çipura, orfoz ve müren gibi balıklar sık sık görülür.
Barakuda Taşları: Barakuda taşları, oldukça zengin ve renkli bir su altı yaşamını içerisinde barındırır. Tecrübeli dalgıçlar derinlere yapacakları dalışlarda zaman zaman barakuda sürüleriyle, genellikle ise sinarit ve kaya levrekleriyle karşılaşır.
Ildırı Fener Adası: Eşsiz güzellikte kovuklar ve girintilerle dolu olan bölgede sarı tüp süngerleri, kırmızı süngerler ve çiçek mercanları bulunmaktadır.
Çeşme de dalış sporu için sıkça tercih edilen bir bölgedir. Fener Adası, Yatak Adası, Eşek Adası, Ildırı Körfezi dalış sporunun yapıldığı, su altı zenginliğiyle dikkat çeken yerlerdir.
