Kapat

Senin İçin İzmir

SELÇUK

Aa
SELÇUK
Antik çağın en önemli yerleşim merkezi, dünyanın en büyük açık hava müzelerinden birisidir. Ünü dünyaca bilinen Efes Antik Kenti’nin ev sahibi, dinlerin ve uygarlıkların buluşma noktasıdır. 8 bin yıllık topraklarında sahip olduğu kültürel ve tarihsel değerlerinin yanında önemli bir turizm merkezi, bir de Şirince Köyü ve şirin evleri ile büyülü bir ortamın adresidir.

Selçuk’un sokaklarında keşfe çıktığınızda, çağlara direnerek varlığını sürdüren eski dönem yapıları tarihsel bir yolculuğa çıkarır sizleri. Dünya çapında seçkin bir yere sahip Efes Antik Kenti’nden Meryem Ana Evi’ne, St. John Kilisesi’nden Bizans Su Kemerleri’ne, Selçuk Kalesi’nden Osmanlı Dönemi’nden günümüze gelen camilere kadar pek çok eser, tarih yolculuğunuza rehberlik ederken, alternatif turizm seçenekleri ve Pamucak Sahili’nin mavi bayraklı plajları ile her mevsim tatilin tadı başkadır Selçuk’ta.

Ayasuluk Kalesi 
Saint Jean (Aziz Yuhanna) Kilisesi’nin kuzeyinde, tepenin en yüksek kısmında bulunan iç kale, yapılan araştırmalara göre Efes’in ilk yerleşme yerinin üstünde yer almaktadır. Bugün görülen sur duvarları Bizans, Aydınoğulları ve Osmanlı dönemlerine aittir. Taş, tuğla ve harçla örülmüş olan duvarlar 15 kule ile desteklenmiştir. Kale içinde taş döşemeli sokaklar, çeşitli büyüklükte sarnıçlar, bir cami ve en yüksek kısımda bir kilise kalıntısı vardır.

Bizans Su Kemerleri 
St. Jean (Aziz Yuhanna) Takip Kapısı’nın doğusundan başlayıp ilçe içinde ve özellikle istasyon çevresinde sağlam olarak kalmış olan Bizans su kemerleri, Şirince Boğazı’nda devam etmekte ve kuzeye doğru yönelmektedir. Bunlar, Belevi ile Selçuk arasındaki Pranga mevki doğusundaki su kaynaklarından sağlanan içme suyunu, Selçuk Ayasuluk Tepesi’ndeki Bizans Dönemi yerleşimine ve Orta Çağ’ın hac merkezi olan St. Jean Kilisesi’ne ulaştırmıştır. İstasyon çevresinde 15 m yükseklikte sağlam kalabilen su kemerlerinin ayaklarında, Efes ve Artemision’dan getirilen devşirme mermer bloklar, düzeltilerek kullanılmıştır. Bunlar arasındaki Arkaik döneme ait İon sütun başlıkları önemlidir.

Ephesos 
Bilim, denizcilik, kültür ve sanatta önder olan Efes (Ephesos); Helen, Roma ve Bizans uygarlıklarının paha biçilmez mirasıdır. M. Ö. 10. yüzyılda kurulduğu sanılan antik kent, Helenistik Dönem’de yükselmeye başlar.
M. Ö. 1050 yıllarında Yunanistan göçmenlerinin yerleştiği Efes, M. Ö. 560’ta Artemis Tapınağı çevresine taşınır. Bugün gezilen Efes ise Büyük İskender'in generallerinden Lysimakhos tarafından M. Ö. 300’lerde kurulmuştur. En görkemli devrini Roma Dönemi'nde yaşayan kent, Asya eyaletine başkentlik yapmış, limanı sayesinde Küçük Asya’nın dış dünyayla köprüsü olmuştur. Hıristiyanlığın başlangıç döneminin önemli olaylarına sahne olan kent, kutsal bir nitelik de taşır. 

Artemis Tapınağı 
Tanrıça Artemis’e adanmış yapı, Dünyanın Yedi Harikası’ndan biridir. Geçmişi M. Ö. 8. yüzyıla giden yapıya zamanla yeni bölümler eklenmiş, tamamlanması M. Ö. 6. yüzyılı bulmuştur. M.Ö. 356’da Herostratus adlı kişinin, “adını sonsuza dek yaşatma” amacıyla yaktığı tapınak, 22 yıl sonra daha görkemli şekilde yapılır. M. Ö. 263’te Gothların yıktığı yapıdan günümüze boş temel çukuru, bir sütunu ve bazı heykel parçaları kalmıştır.

Şirince 
Selçuk’a bağlı bu eski Rum köyü, bağları, şeftali bahçeleri, zeytinlikleri ve benzersiz mimarisiyle ünlüdür. İlçe merkezine 7 kilometre uzaklıktaki Şirince, restore edilip pansiyona dönüştürülen taş evleri ve yerel ürünleriyle önemli bir turizm merkezidir. 

Keçi Kalesi
Selçuk Torbalı yolu üzerinde 9 km kuzeyde yer alır. Antik kaynaklarda Galesion olarak geçen Alamandağı’nda 300 metre yükseklikte konumlanmıştır. Kale çevresinde Helenistik dönemden Bizans dönemine kadar buluntular izlenebilmektedir. 12.yy’da burada yaşayan Rahip Lazarus’un öğretisinin merkezi olan önemli bir manastıra sahip olduğu bilinmektedir. Bu manastırdan yetişen üç ayrı rahibin patrik seviyesine yükseldiği bilinmektedir. Kale mevcut haliyle 13.yy Laskarisler dönemine tarihlenir.

Çukuriçi Höyüğü

Efes’in en eski yerleşim yeri olan Çukuriçi Hüyük’teki yerleşim kalıntıları, Neolitik Çağ, Kalkotik Çağ ve Erken Bronz Çağına tarihlenmektedir. Ege Denizi’ne yakınlığı burada yerleşenlerin tarım ve hayvancılığın yanı sıra balıkçılıkla geçimlerini devam ettirdikleri sonucunu çıkarmaktadır. Efes civarında şimdiye kadar ki en erken tarihli anthropomorf biçimli ve yüksek kalitede beyaz mermerden yapılmış stilize iki idol, Çukuriçi Hüyük kazısından bulunmuştur. Her iki idol de kültsel figürindir ve Efes’in şimdiye kadarki en erken tarihli heykeltıraşlığına ve kütsel faaliyetlerine tanıklık eder. Çok sayıdaki ithal eserin gösterdiği gibi, Çukuriçi Hüyük sakinleri, her dönemde diğer bölgelerle kültürel ve ticari ilişkiler içerisinde olmalıdır.

Selçuk Kuş Cenneti

Selçuk Gevekirse Gölü Su Kuşları Koruma ve Üretme Sahası Antik Efes Kenti’nin kuzeyinde Efes ve Pamucak arasındaki bin hektarlık alanda bulunuyor. Küçük Menderes’in Pamucak kıyıları kuzeyinde denize döküldüğü bataklık kesimde birkaç küçük gölcüğün ve sazlıkların yer aldığı bu çevrede 30-40 tür kuş ve memeli hayvan yaşıyor. Göçmen kuşlar için bir yuvalama yerinden çok bir konaklama ve barınma niteliğindedir.

Ayios Ioanes Prodromos (Vaftizci Yahya) Kilisesi
Şirince’nin batısında yüksek bir teras üzerinde bulunan ve Kubbeli Kilise olarak da nitelenen bu yapı, onarım kitabesinden öğrenildiğine göre Vaftizci Yahya adına 1805 yılında yaptırılmıştır. Üzerindeki kitabeden 1832 yılında bir onarım geçirdiği anlaşılmaktadır. Kesme taştan yapılmış kilisenin ölçüleri 13.40 X 20.20m olup, üç nefli ve dikdörtgen planlıdır. Kilisenin günümüze kadar gelen bezemeleri arasında, apsisin iki yanında küçük nifler halinde Hz. İsa figürleri başının üstünde monogramlar yer alır şekilde bulunmaktadır.

İsa Bey Hamamı
Ayasuluk Kalesi ile St. John Kilisesi’nin bulunduğu tepenin yamacında bulunan bu hamam İsa Bey Camisi ile birlikte yapılmıştır. Kitabesi günümüze gelemediğinden, yapım tarihi kesinlik kazanamamakla beraber caminin yapım kitabesine dayanılarak h. 776 (1375) yılında Aydınoğlu İse Bey tarafından yaptırıldığı sanılmaktadır.

Bizans Su Kemerleri
St. Jean Takip Kapısı’nın doğusundan başlayıp ilçe içinde ve özellikle istasyon çevresinde sağlam olarak kalmış olan Bizans su kemerleri, Şirince Boğazı’nda devam etmekte ve kuzeye doğru yönelmektedir. Bunlar, Belevi ile Selçuk arasındaki Pranga mevkii doğusundaki su kaynaklarından sağlanan içme suyunu, Selçuk Ayasuluk Tepesi’ndeki Bizans dönemi yerleşimine ve Ortaçağ’ın Hac merkezi olan St. Jean Kilisesi’ne ulaştırıyordu. İstasyon çevresinde 15m yükseklikte sağlam kalabilen su kemerlerinin ayaklarında, Efes ve Artemision’dan getirilen devşirme mermer bloklar, düzeltilerek kullanılmıştır. Bunlar arasındaki Arkaik döneme ait İon sütun başlıkları önemlidir (Selçuk Efes Müzesi, Büyük Avlu). Üstteki kemerlerde ise tuğla kullanılmıştır. Su kemerlerinin Ayasuluk Tepesi’ne ulaştığı yerde (Takip Kapısı’nın doğu kısmında), büyük boyutlu bir su deposu veya sarnıcı son yıllarda kazılarak ortaya çıkarılmış ve restore edilmiştir. Kemerli ve tonozlu bir üst yapıya sahip olan su deposunda da Efes’ten getirilmiş yivli sütunlar ve 2.yy ortasına ait Kompozit düzenli sütun başlıklar kulanılmıştır.

Pamucak Sahili
Selçuk’un 9 km, Efes antik kentinin ise 6 km kuzeyinde, yaklaşık uzunluğu 5 km’yi bulan Pamucak sahili uzanmaktadır. Kumlu sahilin genişliği yaklaşık 80 metredir. Sahilin ortalarına doğru Küçük Menderes nehri denizle buluşur. Mavi Bayraklı Pamucak sahili kum zambaklarının doğal yetişme alanıdır.

Tarihi kalıntıları gezmeye biraz da olsa mola vermek ve doğal oluşumları, plajları gezmek, Ege’nin masmavi sularında serinlemek isterseniz de seçeneklerinin mevcut. Pamucak Plajı, Yedi Uyuyanlar Mağarası ve 42 metre uzunluğundaki Kurudağ Mağarası, güzelliklerini önünüze sermeye hazır. Efes sahilinin eski isminin verildiği 11 km uzunluğundaki Pamucak, Türkiye’nin en uzun plajıdır. Plaj kumlu, güneşli ve suyu temizdir. İki adet mavi bayraklı plaj bulunur. Her türlü su sporu ve kamp yapmak için uygun bir sahildir.

Pollio Su Kemeri
Kentin dışında, Tralleis(bugünkü Aydın) ve Magnesia yolu üzerinde Augustus dönemi Pollio Sukemeri göze çarpmaktadır. İki katlı Su kemeri, antik ismi olasılıkla Marnas olan Değirmendere ırmağı ve vadisi, alt katta üç büyük kemer(göz) ve üst katta daha küçük altı kemer ile aşmaktadır. Alt kattaki doğu kemerin altında bugün de ırmağın yatağı bulunmaktadır; daha geniş olan orta kemer ve batı kemerin altında, üstündeki asimetrik yazıttan da anlaşıldığı gibi, antik yol geçmekte idi. Su kemerinin iki katında bulunan, üstte Latince, altta Yunanca iki satır halindeki yapı yazıtında, C. Sextilius Pollio, karısı Ofillia Bassa ve üvey oğlu C. Offilius Proculus’un bu yapıyı, Augustus, Tiberius ve Efes Halkı’nın onuruna, kendi kaynaklarından yaptırdıkları yazılır. Tiberius isminin zikredilmesinden bu yapının I.S. 4-14 yıllarında inşa edildiği anlaşılmaktadır. Bu su kemeri, yazılı belgelerde adı geçen, İmparator Augustus’un yaptırdığı, Efes’in su ihtiyacını karşılayan Aqua Throessitica’nın bir parçasıdır.