Kapat

Senin İçin İzmir

FOÇA

Aa
 FOÇA
İzmir’e 70 kilometre uzaklıkta bulunan Foça, mavi bayraklı plajları ve sağlıklı Ege lezzetlerinden oluşan mutfağıyla İzmir’in en gözde tatil merkezlerinden biridir. Antik Çağ’da bir İyon yerleşimi olan Foça, denizinde yaşayan Akdeniz Fokları nedeniyle Phokaia adını almış ve bu sözcük günümüze Foça olarak ulaşmıştır. 2013 Yılında, Foça Kalesi UNESCO Dünya Kültür Mirası aday listesine alınmıştır.

Homeros’un Odysseia Destanı’ında yer alan Foça, yerli ve yabancı turistlerin uğrak noktası durumundadır. Foça’da günübirlik tekne turları ile ada ve koyları gezebilir ya da tarihi mekânları ziyaret edebilirsiniz.

Phokaia
Heredotos, Phokaialıları anlatırken, “Kentlerini, bizim yeryüzünde bildiğimiz en güzel gökyüzü altında ve en güzel iklimde kurmuşlardır” der. İyonların denizcilikteki en üstün kentlerinden Phokaia’nın, M. Ö. 11. yüzyılda Aioller tarafından kurulduğu, M. Ö. 9. yüzyılda İyonlar’ın buraya yerleştiği bilinir. İyonlar, kente 5 km uzunluğunda sur inşa eder. Kentin adını, Siren Kayalıkları ve çevredeki adalarda yaşayan Akdeniz foklarından aldığı söylenir.
M. Ö. 546’da Pers egemenliğine giren kentin sakinleri, 50 kürekli gemileriyle Sakız Adası ve Güney Avrupa’ya gider. Heredotos, Foça’yı, “M. Ö. 700’lerde denizcilikte büyük aşama kaydeden, 50 kürekli ve 500 kişilik teknelerle Akdeniz’de ulaşımı, ticareti sağlayan bir kent” diye tanımlar.

Sur ve Beşkapılar
Beşkapılar, Osmanlı Dönemi kalesinin kayıkhane bölümüdür. Şehrin etrafını çevreleyen antik surların en iyi korunmuş bölümleri, Bizans, Ceneviz ve Osmanlı dönemlerine ait onarımlardır.
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin projesiyle ayağa kaldırılan Foça Sur Duvarları, UNESCO Dünya Kültür Mirası Geçici Listesi’ndedir. 
UNESCO, 11. ve 15. yüzyıllarda dünyada ticaret kolonileri kuran Cenevizlilerin önemli kalelerini 2013 yılında “Dünya Mirası Geçici Listesi”ne almıştır. 

Fatih Cami
Fatih Cami, ilçenin Türk dönemine ait en önemli yapılarındandır. Yapıda 2 kitabe vardır. 1531 tarihli avlu kapısındaki kitabeye göre avlu kapısı, Mustafa Ağa adlı bir kişi tarafından yaptırılmış; ana giriş üzerindeki kitabeye göre ise yapı, Kanuni Sultan Süleyman’ın emri ile yeniden inşa ettirilmiştir. Cami, günümüzde hâlen kullanılmaktadır.

Gal Horozu
Eski Foçalılar için diriliş, uyanış, güç ve yayılma anlamına gelen horoz sembolü, bugünkü ilçe meydanında ahşap bir heykelle temsil edilmektedir. Geçmişten beri Foça’da altın bir horoz olduğuna inanılmakta olup hâlâ bu horozu bulacağına inanan kişiler araştırmalarına devam etmektedir.

Akdeniz Foku
Antik devirlerde yağı ve derisi değişik amaçlarla kullanıldığı için ekonomik bir değere sahip olan Akdeniz fokunun mitolojide de yeri var. Fokların, deniz tanrısı Poseidon ve güneş tanrısı Apollon’un koruması altında olduğuna inanılırdı. 12 kent devletten oluşan İon Birliği’nin en kuzeydeki üyesi olan Phokaia’da yapılan kazılarda, M.Ö. 500’lere tarihlenen fok figürlü sikkelere rastlanır. Eski Yunanlılar, Akdeniz fokunu, tombul hayvan anlamına gelen phoka (foka) sözcüğüyle adlandırıyordu.

Günümüzde, üzerinde bugünkü Foça’nın bulunduğu antik Phokaia kentinin adının, foklardan geldiğine inanılıyor. Akdeniz foku (Monachus monachus ) bir balık değil. Denizi; beslenmek, ulaşım ve zaman zaman da uyumak için kullanan bir memelidir. Foça adalarında, içinde hava olan mağaralar onların yaşam alanları. Bu mağaralarda yavrularını doğurup, nesillerini sürdürme kavgası veriyorlar. Balıkçıların yanı sıra, Foça Belediyesi ve Dünya Doğa Vakfı (WWF) fok koruma çalışmalarını birlikte yürütüyor. Akdneiz Foklarının Dünyadaki toplam sayıları 400 - 450 olarak tahmin ediliyor.

Siren Kayalıkları
Siren Kayalıkları Homeros Destanı’nda yer alır ve yolunu şaşıran gemilerin çarptıkları kayalıklar olarak söz edilir. Siren Kayalıkları, fok balıklarını andıran adacıkların en büyüğü Orak Adası’nın kuzeybatısındadır. Siren Kayalıklarının ismi Yunan mitolojisinde de geçmektedir; vücutları kuş, başlarının kadın şeklinde olduğuna inanılırdı. Yaptıkları müzikle insanları kayalara çektiklerine, bu müziğin etkisinde kalan gemicilerin yollarını şaşırtıp kayalara çarparak battıkları inancı yaygındı. Tümüyle volkanik bir yapıya sahip kayalıklar yüzyıllar boyunca aşınmış ve doğaüstü şekiller almıştır.

Adalar
Foça önlerinde, Orak, İncir, Fener, Atatürk, Kartdere ve Metelik adlarında 6 ıssız ada bulunmaktadır.

Orak Adası'nın güney kıyısında uzun ve çakıllı bir kumsal; Orak, Atatürk ve Kartdere'de 80 m yüksekliğe ulaşan dik yarlar bulunur. Adalar genelde otsu, çalımsı bitkiler ve makiyle kaplıdır. İncir Adası'nın kuzey kıyılarında küçük bir çam ormanı, Fener Adası'nda ise kaktüsle kaplı bir alan bulunur.

Surlar ve Beşkapılar Kalesi
Antik Çağ’da kentin doğusundaki tepeler üzerinden geçen surlar, Athena Tapınağı’nın bulunduğu yarımadayı da kuşatmaktaydı. Hem antik hem de onun üzerinde bulunan bugünkü Foça, bu surların çevrelediği alanın içerisinde kalmaktadır. Orta Çağ’dan kalma, şehrin etrafını çevreleyen surların en iyi korunmuş bölümleri, yarımada üzerindeki Bizans, Ceneviz ve Osmanlı dönemlerinde onarılan bölümlerdir. Şimdi kısmen tahrip olmuş mazgallı ve kuleli surun yan yana dizili 5 kapısının bulunduğu bölümü şehre giriş için kullanılmıştır. İç kısmında Türk hamamı kalıntıları bulunmaktadır. Beşkapılar yöresindeki yazıta göre, Kanuni Sultan Süleyman zamanında 1538-1539 yıllarında bir onarım görmüştür. Kulenin bu bölümü 1983 yılında restore edilmiştir. Kale UNESCO Dünya Kültür Mirası aday listesinde yer almaktadır.

TARİHİ YAPILAR

Kybele Açık Hava Tapınağı


MÖ 580 yıllarına tarihlenen Kybele Açık Hava Tapınağı’nda, zamanında çeşitli büyüklüklerdeki 5 nişte Tanrıça Kybele’nin heykelleri ve kabartmaları yer alıyordu. Araştırmalar, kayaya oyulmuş adak havuzu ile denizci fenerlerinin konulması için yapılan küçük nişlerde, denizden gelenlerin tapındıklarını ortaya koymuştur

Kutsal alanın yaslandığı kayalık üzerindeki sur duvarları, duvarların 4 ayrı dönemini göstermektedir. Yukarıda, eski ortaokul binasının altında Athena Tapınağı bulunmaktadır. Burada Athena ve Kybele tanrıçaları alt alta yer alır. Yel değirmenli tepe ile İncir Adası’nda da Tanrıça Kybele’ye ait kutsal alanlar mevcuttur.

Ana Tanrıça (Kybele) Adak Nişleri

Antik Phokaia'nın en önemli tapınma yeri olan Athena Tapınağı'nın üzerinde bulunduğu tepenin kuzey eteğindeki nişlerin, Ana Tanrıça (Kybele) ile ilgili olduğu tahmin edilmektedir. Zamanında kayalara oyulmuş bu nişlere mermer kabartmalar yerleştirilmekteydi. Kentin doğusunda yel değirmenlerinin bulunduğu tepenin üzerinde bu tip nişlere oldukça sık rastlanmaktadır.

Pers Mezar Anıtı (Taş Ev-Taş Kule)

Pers Mezar Anıtı, Foça’nın 7 km kadar doğusunda, MÖ 4. yüzyıla tarihlenen Lydia/Lykia geleneğinde Pers etkisi altında kalınarak yapılmıştır. Büyük bir kaya kütlesinin oyulmasıyla oluşturulan anıt mezar, 2001 yılında restore edilerek ziyarete açılmıştır.

Yel Değirmenleri

Yel değirmenleri Foça’ya gelirken inilen yokuşun solunda yer alan Top Dağı üzerindedir. Çoğu taştan yapılmış Foça evleri ise beldeye ayrı bir güzellik ve zenginlik katar.

Osmanlı Mezarlığı

16. yüzyıldan 19. yüzyıl sonuna kadar gömüye açık olan mezarlıktaki en eski kitabe tarihinin Sultan Süleyman (1520-1566) dönemine ait olduğu saptanmıştır. Mezar taşlarında, Hz. Muhammed’in sembolü olan gül, güzellik ve zerafetin sembolü olan lale olmak üzere sürekli yeşil kalmasıyla ebediyeti simgeleyen selvi ağacı, bolluk ve bereketi simgeleyen üzüm salkımları, nar, cenneti simgeleyen hurma ve bitkisel motifler yer alır. Motifler kadın ve erkek mezar taşlarına göre üslup açısından farklılık göstermemekle birlikte kadın mezar taşlarının daha yoğun ve çeşitli süsleme içerdiği dikkat çeker.

Mozaikler

Son dönem kazılarında Foça’da Arkaik, Klasik, Helenistik ve Roma dönemlerine ait yerleşim katları ortaya çıkarılmıştır. 1993 yılı kazılarında ortaya çıkarılan MS 4. yüzyıl sonları ile 5. yüzyıl başlarına tarihlenen Roma Dönemi villasının taban mozaiğinin biri yerinde, diğeri ise orijinalinden biraz ileride durmaktadır. Mozaiğin sağlam kısmı restore edilerek yerinden kaldırılmış olup İzmir Arkeoloji Müzesinde teşhir edilmektedir.

Şeytan Hamamı

Çan Tepesi’nin eteklerinde, askerî alan içinde yer alan Şeytan Hamamı, Antik Çağ’da kayalara oyularak yapılmış bir aile mezarıdır. Uzun bir yoldan ve içinde tabana oyuk olarak yapılmış ikişer mezarın bulunduğu 2 odadan oluşur. Bazı Lydia mezarlarına benzeyen bu yapıda yapılan kazılarda bulunan Hellen seramiği, mezarın MÖ 4. yüzyılın sonunda yapılmış olduğunu göstermektedir.

Athena Tapınağı

Ana Tanrıça Athena’nın tahtadan heykelinin yer aldığı, İyon dünyasının en eski tapınağı, körfeze ve kente hâkim kayalık düzlükte yer alıyordu. Bu kayalık alanda aynı zamanda Anadolu’nun Ana Tanrıçası olan Kybele’nin de saygı gördüğü, 1993 yılında yapılan kazılar sonucu ortaya çıkan Kybele Açık Hava Tapınağı’ndan anlaşılmaktadır. Bölgede kazı ve araştırma çalışmaları devam etmektedir.

Arkaik Sur Duvarı ve Kent Kapısı

Foça’nın Arkaik Dönem’de, Maltepe Tümülüsü tepesinde yapılan kazılar sonrasında MÖ 590-580 yıllarına tarihlenmiş olan 5 km uzunluğunda surlara sahip olduğu ortaya çıkmıştır. Surlar, Herodot’un bu duvarlardan sıkça bahsetmesi nedeniyle Herodot duvarı adıyla da bilinmektedir. Kazılar sırasında pek çok önemli bilgiye de ulaşılmıştır.

Tiyatro

Anadolu’nun en eski tiyatrosu olan bu yapı MÖ 340-330 yıllarına tarihlenmektedir. Kazılarda MS 1. yüzyılda tiyatronun seramik çöplüğü, 2. yüzyılda ise mezarlık (nekropolis) olarak kullanıldığı ortaya çıkmış. Tiyatro, dayanıklı bir taş türü olmayan ve yörede “Foça Taşı”olarak anılan tufadan yapılmıştır.

Su Kemerleri

Felix Sartiaux’ya göre Orta Çağ’da yapılmış olan su kemerleri, 20. yüzyılın başlarına kadar Foça’nın içme suyu ihtiyacının büyük bir kısmının temin edilmesinde kullanılmıştır. Su kemerinin önemli bir kısmı hâlâ sağlamdır.