Kapat

Kurumsal

Meclis Kararı Detayı

Karar No: 1104

Karar Tarihi: 13.11.2024

MECLİS KARARI
 
            Meclisimizin 14/10/2024 tarihli toplantısında Çevre ve Sağlık – Sosyal Politikalar – Sokak Hayvanlarını Koruma Komisyonlarına havale edilen, Büyükşehir Belediyesi Meclis Üyeleri Gizem AKYÜZ DUMAN, Derya PALA ve Selma KISA’ya ait Yazılı Önergeye ilişkin, Çevre ve Sağlık Komisyonunun 31/10/2024, Sosyal Politikalar Komisyonunun 06/11/2024, Sokak Hayvanlarını Koruma Komisyonunun 06/11/2024 tarihli Komisyon Raporunda;                
           
            Belediye Meclisimizin 14/10/2024 tarihli toplantısında Komisyonlarımıza havale edilen, Büyükşehir Belediyesi Meclis Üyeleri Gizem AKYÜZ DUMAN, Derya PALA ve Selma KISA’ya ait Yazılı Önergede (E.2215417);
 
            “İl genelinde sokak hayvanlarını beslemek adına düzensiz şekilde sokaklara bırakılan yemek artığı, mama, kanlı kemik vb. yiyecek maddeleri sokaklarda pisliğe neden olmakta başta fare istilası olmak üzere çeşitli çevre sorunlarına yol açmaktadır. Salgın hastalıkların önüne geçilmesi çevre ve insan sağlığı için konuyla ilgili gerekli işlemlerin yapılması ve gerekli tedbirlerin alınmasını talep ediyoruz.” denilmektedir.
 
         Yukarıda metni yer alan Yazılı Önerge, Çevre ve Sağlık Komisyonumuzun 31/10/2024, Sosyal Politikalar Komisyonumuzun 06/11/2024, Sokak Hayvanlarını Koruma Komisyonumuzun 06/11/2024 tarihli toplantısında incelenmiş olup; söz konusu Yazılı Önerge, Sosyal Politikalar Komisyonumuzca oybirliği ile uygun bulunmuş, Çevre ve Sağlık Komisyonumuzca “Konunun toplumda farkındalığının artmasının önemi nedeniyle” oybirliği ile uygun bulunmuş, Sokak Hayvanlarını Koruma KomisyonumuzcaKomisyonumuz tarafından yapılan inceleme sonucunda; bilindiği üzere her ne kadar Hayvanları Koruma Kanununda değişiklik yapıldı ise de bu yasanın Uygulama Yönetmeliği olan ‘Hayvanların Korunmasına Dair Uygulama Yönetmeliği’ halen yürürlüktedir. Dolayısıyla mevcut sahipsiz hayvanların beslenmesine devam edilmesi sürecin sağlıklı işlemesi açısından önem taşımaktadır. Her ne kadar hayvan besleme faaliyetlerini beslenme odaklarında yerel yönetimler olarak bizimle ve ilçe belediyeleri ile koordineli ve kontrollü şekilde yürütmekte olan Yerel Hayvan Koruma Görevlilerinin faaliyetleri yasadaki yeni düzenleme ile sonlandırılmış olsa da gönüllü hayvanseverler eliyle sahipsiz hayvanların beslenmesi faaliyetleri yürütülmektedir. Mevcut durumda sahipsiz hayvanların beslenmelerinin durdurularak aç kalmalarına ve sağlıksız beslenmelerine sebep olunması halk sağlığı açısından daha sakıncalı olacaktır. Bu konuda ekte yer alan bilimsel kaynaklarda ayrıntılı açıklamalar yer almaktadır. İlimizde ilçelere göre değişmekle birlikte Hayvanları Koruma Kanunu kapsamında eğitim alarak ve sınavda başarılı olarak Kimlik almaya hak kazanmış bilinçli gönüllü sayısı binin üzerindedir. Ayrıca aktif olarak faaliyette olan hayvan hakları dernekleri ve konu ile ilgili kamu kurumları da hayvanların doğru yöntemlerle beslenmesi konusunda bilgilendirmeler yapmaktadır. Vatandaşlarımızın gelişigüzel ve yemek vb. artıkları kontrolsüz atarak kirlilik oluşturmalarını gerektirecek bir durum bulunmamaktadır. Bu vakalar münferit olarak rastladığımız durumlardan ibarettir. Veteriner İşleri Halk Sağlığı Daire Başkanlığımızın çalışmalarının yanı sıra Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı da besleme noktaları ve bilinçsizce yapılan beslemeler konusunda bölgesel kontroller ve çalışmalar yapmaktadır. Vatandaşların doğru besleme yapmalarına yönelik bilgilendirme faaliyetlerimiz de yıl boyu etkinliklerimizle devam etmektedir. İlimizde Hayvanların Korunmasına Dair Uygulama Yönetmeliğinin yürürlüğe girdiği 12/05/2006 tarihinden itibaren sahipsiz hayvanların beslenme odaklarında kontrollü ve doğru uygulamalarla beslenmesi yapılmaktadır. Yerel Hayvan Koruma Görevlisi eğitimleri de verilmiş olup bu süreçte İlimizde hiçbir şekilde sahipsiz hayvanların beslenmesi kaynaklı çevre ve insan sağlığını olumsuz etkileyecek salgın hastalık vb. ile halk sağlığı sorununa neden olan bir vaka yaşanmamıştır. İddia edildiği üzere sahipsiz hayvanlara gelişigüzel yemek artığı, mama, kanlı kemik vb. verilmesi sokaklarda geçici süre ile kirliliğe neden olmakla birlikte fare istilasına neden olduğuna dair bilimsel veri bulunmamakta olup, sahipsiz kedi popülasyonu ve ekosistemdeki dengenin korunmasına dair sahipsiz hayvan nüfus kontrolü uygulamaları sayesinde fare istilası yaşanması söz konusu değildir. Bu konuya ilişkin Kaynak ve doğru besleme örneklerine dair video ekte yer almaktadır. ‘Belediyelerin Sokak Hayvanlarına Yönelik Görev ve Sorumluluklarının Değerlendirilmesi’ Hüsniye Akıllı, Çağdaş Yerel Yönetimler Dergisi isimli kaynakta; Sokak hayvanları, ekolojik dengenin bir unsuru olarak yalnızca kenti zararlı kemirgenlerden ve çöplerden değil kent insanını duygusal alt üst oluşlardan da korumak görevini üstlenen canlılar olarak tanımlanmıştır. Hayvanların Korunmasına Dair Uygulama Yönetmeliği kapsamında sokak hayvanlarının beslenmeleri ve gönüllülerin eğitimi konusu da açıklanmıştır. Ayrıca aşağıda yer alan metin ile de ekosisteme keskin müdahalelerin yol açacağı felaketlere dair bir örnek yine bahsi geçen dergiden alınmıştır.‘Borneo’lular, gökten kedi yağdığına şahit oldular’ başlığı ile basında yer alan, kedilerin ekolojik dengedeki yerini ve önemini betimleyen şu hikâye ilginçtir; 1950’li yıllarda Borneo’lular büyük bir sıtma salgınıyla karşı karşıya kalmışlardır. Sıtma virüsünü taşıyan sivrisinek sorununu çözümlemek için Dünya Sağlık Örgütü (WHO) Borneo adasında ilaçlama yapmıştır. Dev spreylerle DDT uygulanan adada sivrisinekler yok olmuş ancak yeni bir sorun ortaya çıkmıştır. Borneo’daki palmiye kamışından yapılmış evlerin çatıları birer ikişer çökmeye başlamıştır. Çünkü DDT, çatılardaki palmiye yaprakları ile beslenen güve larvalarının çoğalmasını engelleyen yaban arılarının da ölmesine neden olmuştur. DDT ile ölen bu zehirli böcekleri kertenkeleler, kertenkeleleri de yiyen kediler yaşamlarını yitirmeye başlamıştır. Kedi popülasyonu azalmaya başlayınca da fareler çoğalmış, bu defa Borneo, veba ve tifo salgınlarıyla karşı karşıya kalmıştır. Bu zincirleme sorunun çözümü için adadaki kedi nüfusunun tekrar çoğaltılmasına karar verilmiştir. Canlı kediler Singapur Kraliyet Hava Kuvvetlerince delikli konteynerlere doldurulmuş ve uçaklardan paraşütlerle adaya bırakılmıştır. Hafızalarda kalan ilginç görüntüsüyle resimli çocuk kitaplarına da konu olan bu olay ‘Kedi Yağmuru’ Cat Drop Operation adıyla anılmaktadır (WHO ve AFSM, 2005: 6; Eroğlu, 2017).‘Sivas İlinde Evinde Kedi Besleyenlerde ve Beslemeyenlerde Toxoplasma gondii Seroprevalansının Araştırılması’‘Türkiye Parazitoloji Dergisi’ isimli kaynakta geçen ve halk sağlığı açısından kedilere ilişkin aşağıda özeti yer alan çalışma da Önergenin bilimsel dayanağının olmadığına ilişkin başka bir örnektir. Çalışma sonucunda, tüm örnekler anti-Toxoplasma IgM yönünden negatif bulunmuştur. Evinde kedi besleyenlerin 20’sinde (%22,0) ve beslemeyenlerin 40’ında (%44,0) anti-Toxoplasma Ig Gseropozitifliği saptanmıştır. Her iki grup arasında da anti-Toxoplasma IgM seropozitifliği yönünden istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmazken; anti-Toxoplasma IgG seropozitifliği (p=0,002), istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (p<0,01). Sonuç: Bilimsel bilgilere göre, kedi beslemenin T. Gondii seropozitifliğini artırması tahmin edilebilirken; çalışma sonucunda, evinde kedi beslemeyen/temas etmeyenlerde anti-Toxoplasma IgG pozitifliği daha fazla saptanmış ve istatistiksel olarak anlamlı çıkmıştır. Evinde kedi beslemeyenlerde seropozitifliğin fazla çıkmasının nedeninin, toksoplazmoz oluşumundaki etkenin sadece kedilerden atılan ookistlerin olmayabileceğini, kedilerin dışındaki diğer bulaş yollarıyla bulaşmanın da hâla önemli olabileceğini akla getirmektedir. İfadeleri ile özetlenen çalışmadan da anlaşılacağı üzere halk sağlığı çok kapsamlı olarak ve verilere dayandırılarak ele alınması gereken bir konudur.‘Mahalli İdarelerin Sokak Köpeklerinin Verebileceği Zararlar İle İlgili Yükümlülükleri ve Bu Yükümlülüklerin Mahalli İdareler Arasındaki İlişkiler Bakımından Değerlendirilmesi’ isimli kaynakta ve ‘Sahipsiz ve Kontrolsüz Hayvan Sayılarının Azaltılması Probleminin Çözüm Yolları: Adana Örneği’ isimli kaynakta aynı noktaya vurgu yapılmıştır. O halde belediyelerin sahipsiz hayvanlara ve dolayısıyla sokak köpeklerine hayvan bakımevinde yaptığı müdahalelerden sonra onları alındıkları ortama bırakmalarıyla yükümlülüklerinin sona ermediği bilinmeli, hayvanların başta beslenmeleri olmak üzere yaşam şartları iyileştirilmelidir.
 
      Yönetmelikte besleme odakları kurma ve hayvanların beslenmesine yardımcı olmanın yalnızca belediyelerin yükümlülüğü olarak öngörülmesi önemli bir eksikliktir. Bu düzenlemenin 5199 sayılı Kanun gereğince sahipsiz hayvanlarla ve dolayısıyla sokak köpekleriyle ilgili yükümlülükleri bulunan il özel idareleri ve köyleri de içine alacak şekilde düzenlenmesi gerekirdi. Yönetmelikte ‘mahalli idarelerin besleme odakları kuracağı ve hayvanların beslenmesine yardımcı olacağı’ öngörülmeliydi. Zira bu hayvanların beslenmelerini sağlama ve bu suretle onları kontrol altında bulundurma gereği yalnızca belediye sınırları içerisinde mevcut bir gereklilik değildir. Belediye sınırları dışında kalan alanlarda da sokak köpekleri beslenememeleri sebebiyle kötü yaşam koşulları içerisinde bulunmakta ve tehlike arz edebilmektedir. Bu çalışmadaki amaçlar; toplum sağlığı ve hayvanların sağlığının korunma yöntemlerinin, sahipsiz ve kontrolsüz hayvanların sayılarının azaltılması için veteriner sağlık hizmetlerinin yaygınlaşmasının sağlanması, hayvanlar ile halkın bir arada yaşaması için alanların açılması ve hayvanların korunma hizmeti almasının çarelerinin bulunması ve sokak hayvanlarının beslenmesi ve beslenme hizmetinin devamlılığının sağlanmasıdır. Bunun için önce literatür taraması sonra saha çalışmaları yapılmıştır. Mevcut sahipsiz hayvan nüfusunun beslenmesinin halk sağlığı açısından beslenmelerinin engellenmesinden daha faydalı olduğu sonucu” oybirliği ile uygun bulunmuştur. Sayın Meclisimizin onaylarına sunulur. Denilmektedir.
 
           Yukarıda metni yazılı Müşterek Rapor, Başkanlıkça okutturularak görüşülmüş olup; söz konusu raporun, Çevre ve Sağlık – Sosyal Politikalar – Sokak Hayvanlarını Koruma Komisyonlarından geldiği şekilde kabulüne, Meclisimizce oybirliği ile karar verildi.
 
 
 
 
Çevre ve Sağlık – Sosyal Politikalar – Sokak Hayvanlarını Koruma Komisyonları Raporu


          Belediye Meclisimizin 14/10/2024 tarihli toplantısında Komisyonlarımıza havale edilen, Büyükşehir Belediyesi Meclis Üyeleri Gizem AKYÜZ DUMAN, Derya PALA ve Selma KISA’ya ait Yazılı Önergede (E.2215417);
 
            “İl genelinde sokak hayvanlarını beslemek adına düzensiz şekilde sokaklara bırakılan yemek artığı, mama, kanlı kemik vb. yiyecek maddeleri sokaklarda pisliğe neden olmakta başta fare istilası olmak üzere çeşitli çevre sorunlarına yol açmaktadır. Salgın hastalıkların önüne geçilmesi çevre ve insan sağlığı için konuyla ilgili gerekli işlemlerin yapılması ve gerekli tedbirlerin alınmasını talep ediyoruz.” denilmektedir.
 
        Yukarıda metni yer alan Yazılı Önerge, Çevre ve Sağlık Komisyonumuzun 31/10/2024, Sosyal Politikalar Komisyonumuzun 06/11/2024, Sokak Hayvanlarını Koruma Komisyonumuzun 06/11/2024 tarihli toplantısında incelenmiş olup; söz konusu Yazılı Önerge, Sosyal Politikalar Komisyonumuzca oybirliği ile uygun bulunmuşÇevre ve Sağlık Komisyonumuzca “Konunun toplumda farkındalığının artmasının önemi nedeniyle” oybirliği ile uygun bulunmuşSokak Hayvanlarını Koruma KomisyonumuzcaKomisyonumuz tarafından yapılan inceleme sonucunda; bilindiği üzere her ne kadar Hayvanları Koruma Kanununda değişiklik yapıldı ise de bu yasanın Uygulama Yönetmeliği olan ‘Hayvanların Korunmasına Dair Uygulama Yönetmeliği’ halen yürürlüktedir. Dolayısıyla mevcut sahipsiz hayvanların beslenmesine devam edilmesi sürecin sağlıklı işlemesi açısından önem taşımaktadır. Her ne kadar hayvan besleme faaliyetlerini beslenme odaklarında yerel yönetimler olarak bizimle ve ilçe belediyeleri ile koordineli ve kontrollü şekilde yürütmekte olan Yerel Hayvan Koruma Görevlilerinin faaliyetleri yasadaki yeni düzenleme ile sonlandırılmış olsa da gönüllü hayvanseverler eliyle sahipsiz hayvanların beslenmesi faaliyetleri yürütülmektedir. Mevcut durumda sahipsiz hayvanların beslenmelerinin durdurularak aç kalmalarına ve sağlıksız beslenmelerine sebep olunması halk sağlığı açısından daha sakıncalı olacaktır. Bu konuda ekte yer alan bilimsel kaynaklarda ayrıntılı açıklamalar yer almaktadır. İlimizde ilçelere göre değişmekle birlikte Hayvanları Koruma Kanunu kapsamında eğitim alarak ve sınavda başarılı olarak Kimlik almaya hak kazanmış bilinçli gönüllü sayısı binin üzerindedir. Ayrıca aktif olarak faaliyette olan hayvan hakları dernekleri ve konu ile ilgili kamu kurumları da hayvanların doğru yöntemlerle beslenmesi konusunda bilgilendirmeler yapmaktadır. Vatandaşlarımızın gelişigüzel ve yemek vb. artıkları kontrolsüz atarak kirlilik oluşturmalarını gerektirecek bir durum bulunmamaktadır. Bu vakalar münferit olarak rastladığımız durumlardan ibarettir. Veteriner İşleri Halk Sağlığı Daire Başkanlığımızın çalışmalarının yanı sıra Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı da besleme noktaları ve bilinçsizce yapılan beslemeler konusunda bölgesel kontroller ve çalışmalar yapmaktadır. Vatandaşların doğru besleme yapmalarına yönelik bilgilendirme faaliyetlerimiz de yıl boyu etkinliklerimizle devam etmektedir. İlimizde Hayvanların Korunmasına Dair Uygulama Yönetmeliğinin yürürlüğe girdiği 12/05/2006 tarihinden itibaren sahipsiz hayvanların beslenme odaklarında kontrollü ve doğru uygulamalarla beslenmesi yapılmaktadır. Yerel Hayvan Koruma Görevlisi eğitimleri de verilmiş olup bu süreçte İlimizde hiçbir şekilde sahipsiz hayvanların beslenmesi kaynaklı çevre ve insan sağlığını olumsuz etkileyecek salgın hastalık vb. ile halk sağlığı sorununa neden olan bir vaka yaşanmamıştır. İddia edildiği üzere sahipsiz hayvanlara gelişigüzel yemek artığı, mama, kanlı kemik vb. verilmesi sokaklarda geçici süre ile kirliliğe neden olmakla birlikte fare istilasına neden olduğuna dair bilimsel veri bulunmamakta olup, sahipsiz kedi popülasyonu ve ekosistemdeki dengenin korunmasına dair sahipsiz hayvan nüfus kontrolü uygulamaları sayesinde fare istilası yaşanması söz konusu değildir. Bu konuya ilişkin Kaynak ve doğru besleme örneklerine dair video ekte yer almaktadır. ‘Belediyelerin Sokak Hayvanlarına Yönelik Görev ve Sorumluluklarının Değerlendirilmesi’ Hüsniye Akıllı, Çağdaş Yerel Yönetimler Dergisi isimli kaynakta; Sokak hayvanları, ekolojik dengenin bir unsuru olarak yalnızca kenti zararlı kemirgenlerden ve çöplerden değil kent insanını duygusal alt üst oluşlardan da korumak görevini üstlenen canlılar olarak tanımlanmıştır. Hayvanların Korunmasına Dair Uygulama Yönetmeliği kapsamında sokak hayvanlarının beslenmeleri ve gönüllülerin eğitimi konusu da açıklanmıştır. Ayrıca aşağıda yer alan metin ile de ekosisteme keskin müdahalelerin yol açacağı felaketlere dair bir örnek yine bahsi geçen dergiden alınmıştır.‘Borneo’lular, gökten kedi yağdığına şahit oldular’ başlığı ile basında yer alan, kedilerin ekolojik dengedeki yerini ve önemini betimleyen şu hikâye ilginçtir; 1950’li yıllarda Borneo’lular büyük bir sıtma salgınıyla karşı karşıya kalmışlardır. Sıtma virüsünü taşıyan sivrisinek sorununu çözümlemek için Dünya Sağlık Örgütü (WHO) Borneo adasında ilaçlama yapmıştır. Dev spreylerle DDT uygulanan adada sivrisinekler yok olmuş ancak yeni bir sorun ortaya çıkmıştır. Borneo’daki palmiye kamışından yapılmış evlerin çatıları birer ikişer çökmeye başlamıştır. Çünkü DDT, çatılardaki palmiye yaprakları ile beslenen güve larvalarının çoğalmasını engelleyen yaban arılarının da ölmesine neden olmuştur. DDT ile ölen bu zehirli böcekleri kertenkeleler, kertenkeleleri de yiyen kediler yaşamlarını yitirmeye başlamıştır. Kedi popülasyonu azalmaya başlayınca da fareler çoğalmış, bu defa Borneo, veba ve tifo salgınlarıyla karşı karşıya kalmıştır. Bu zincirleme sorunun çözümü için adadaki kedi nüfusunun tekrar çoğaltılmasına karar verilmiştir. Canlı kediler Singapur Kraliyet Hava Kuvvetlerince delikli konteynerlere doldurulmuş ve uçaklardan paraşütlerle adaya bırakılmıştır. Hafızalarda kalan ilginç görüntüsüyle resimli çocuk kitaplarına da konu olan bu olay ‘Kedi Yağmuru’ Cat Drop Operation adıyla anılmaktadır (WHO ve AFSM, 2005: 6; Eroğlu, 2017).‘Sivas İlinde Evinde Kedi Besleyenlerde ve Beslemeyenlerde Toxoplasma gondii Seroprevalansının Araştırılması’‘Türkiye Parazitoloji Dergisi’ isimli kaynakta geçen ve halk sağlığı açısından kedilere ilişkin aşağıda özeti yer alan çalışma da Önergenin bilimsel dayanağının olmadığına ilişkin başka bir örnektir. Çalışma sonucunda, tüm örnekler anti-Toxoplasma IgM yönünden negatif bulunmuştur. Evinde kedi besleyenlerin 20’sinde (%22,0) ve beslemeyenlerin 40’ında (%44,0) anti-Toxoplasma Ig Gseropozitifliği saptanmıştır. Her iki grup arasında da anti-Toxoplasma IgM seropozitifliği yönünden istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmazken; anti-Toxoplasma IgG seropozitifliği (p=0,002), istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (p<0,01). Sonuç: Bilimsel bilgilere göre, kedi beslemenin T. Gondii seropozitifliğini artırması tahmin edilebilirken; çalışma sonucunda, evinde kedi beslemeyen/temas etmeyenlerde anti-Toxoplasma IgG pozitifliği daha fazla saptanmış ve istatistiksel olarak anlamlı çıkmıştır. Evinde kedi beslemeyenlerde seropozitifliğin fazla çıkmasının nedeninin, toksoplazmoz oluşumundaki etkenin sadece kedilerden atılan ookistlerin olmayabileceğini, kedilerin dışındaki diğer bulaş yollarıyla bulaşmanın da hâla önemli olabileceğini akla getirmektedir. İfadeleri ile özetlenen çalışmadan da anlaşılacağı üzere halk sağlığı çok kapsamlı olarak ve verilere dayandırılarak ele alınması gereken bir konudur.‘Mahalli İdarelerin Sokak Köpeklerinin Verebileceği Zararlar İle İlgili Yükümlülükleri ve Bu Yükümlülüklerin Mahalli İdareler Arasındaki İlişkiler Bakımından Değerlendirilmesi’ isimli kaynakta ve ‘Sahipsiz ve Kontrolsüz Hayvan Sayılarının Azaltılması Probleminin Çözüm Yolları: Adana Örneği’ isimli kaynakta aynı noktaya vurgu yapılmıştır. O halde belediyelerin sahipsiz hayvanlara ve dolayısıyla sokak köpeklerine hayvan bakımevinde yaptığı müdahalelerden sonra onları alındıkları ortama bırakmalarıyla yükümlülüklerinin sona ermediği bilinmeli, hayvanların başta beslenmeleri olmak üzere yaşam şartları iyileştirilmelidir.
 
      Yönetmelikte besleme odakları kurma ve hayvanların beslenmesine yardımcı olmanın yalnızca belediyelerin yükümlülüğü olarak öngörülmesi önemli bir eksikliktir. Bu düzenlemenin 5199 sayılı Kanun gereğince sahipsiz hayvanlarla ve dolayısıyla sokak köpekleriyle ilgili yükümlülükleri bulunan il özel idareleri ve köyleri de içine alacak şekilde düzenlenmesi gerekirdi. Yönetmelikte ‘mahalli idarelerin besleme odakları kuracağı ve hayvanların beslenmesine yardımcı olacağı’ öngörülmeliydi. Zira bu hayvanların beslenmelerini sağlama ve bu suretle onları kontrol altında bulundurma gereği yalnızca belediye sınırları içerisinde mevcut bir gereklilik değildir. Belediye sınırları dışında kalan alanlarda da sokak köpekleri beslenememeleri sebebiyle kötü yaşam koşulları içerisinde bulunmakta ve tehlike arz edebilmektedir. Bu çalışmadaki amaçlar; toplum sağlığı ve hayvanların sağlığının korunma yöntemlerinin, sahipsiz ve kontrolsüz hayvanların sayılarının azaltılması için veteriner sağlık hizmetlerinin yaygınlaşmasının sağlanması, hayvanlar ile halkın bir arada yaşaması için alanların açılması ve hayvanların korunma hizmeti almasının çarelerinin bulunması ve sokak hayvanlarının beslenmesi ve beslenme hizmetinin devamlılığının sağlanmasıdır. Bunun için önce literatür taraması sonra saha çalışmaları yapılmıştır. Mevcut sahipsiz hayvan nüfusunun beslenmesinin halk sağlığı açısından beslenmelerinin engellenmesinden daha faydalı olduğu sonucu” oybirliği ile uygun bulunmuştur. Sayın Meclisimizin onaylarına sunulur.