- Müyesser Turfan Geçici Erkek Konukevi
- Ayni ve Nakdi Yardımlar
- Yemek ve Kumanya Desteği
- Süt Kuzusu Dağıtımları
- Medikal Malzeme Desteği
- Acılı Günlerinde Ailelerin Yanındayız
- Paylaşmayı Unutmuyoruz
- Öğrencilerimize Destek Veriyoruz
- Buca Sosyal Yaşam Kampüsü Hayata Geçti
- Sokakta Yaşam Mücadalesi Veren İhtiyaç Sahiplerine Destek
- İzmir’e Hijyenik ve Kaliteli Öğünler
- Anne Dayanışma Kartı
Haberler
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Kent Tarihi, Tanıtım ve Turizm Dairesi Başkanlığına bağlı Koruma Uygulama ve Denetim Şube Müdürlüğü (KUDEB) ve Tarihi Yapılar Şube Müdürlüğü ekipleri, Tarihi Asansör’de vandalizme (kamuya veya kişilere ait mülklere, sanat eserlerine ya da çevreye kasıtlı olarak zarar verme, yıkma veya bozma eylemi) karşı hassas bir temizlik çalışması yürütüyor. Restoratör Esra Küpelioğlu ve Özgün Taner Kara, yazı ve çizimleri özel yöntemlerle yüzeye zarar vermeden temizlediklerini ifade ederek, “Her müdahaleyi bilimsel esaslara göre yapıyoruz, çünkü burada koruduğumuz şey sadece taş değil, tarih” diye konuştu.
Çalışmalar sırasında yalnızca onarım yapılmadığını, aynı zamanda kentin hafızasının yeniden ortaya çıkarıldığını belirten ekip, “Bazen mahalle sakinlerinin farkında bile olmadığı tarihi yapıları gün yüzüne çıkarıyoruz. Bir çeşmenin yeniden akması, bir yapının yeniden kullanıma açılması vatandaşta büyük bir mutluluk yaratıyor” dedi. Bu çalışmaların toplumda kültürel mirasa sahip çıkma bilincini artırdığına dikkat çekildi.
Tarihi miras için titiz bir süreç
KUDEB bünyesinde yürütülen çalışmalar yalnızca sahadaki temizlikle sınırlı değil. Restoratör Esra Küpelioğlu, toplam 30 ilçede taşınmazların basit bakım onarımlarına yönelik başvuruları değerlendirdiklerini belirterek “Vatandaşlardan ve kurumlardan gelen başvuruları; mimar, mühendis, şehir plancısı, arkeolog ve sanat tarihçilerinden oluşan uzmanlar ile birlikte inceliyoruz. Yerinde yaptığımız incelemelerle yapının esaslı mı yoksa basit onarım kapsamında mı ele alınması gerektiğini belirliyoruz” dedi.
Küpelioğlu, onarım sürecinin bilimsel esaslara göre ilerlediğini vurgulayarak, “Yapıların tescil gruplarına göre farklı süreçler işletiliyor. 1. grup yapılarda Koruma Bölge Kurulu Müdürlüklerinden izin alınırken, 2. grup yapılarda Müdürlüğümüz KUDEB uzmanları tarafından değerlendirilerek ‘Ön Onarım İzin Belgesi’ düzenleniyor” diye konuştu.
Sahada onarım, adım adım takip
Sürecin yalnızca izin aşamasıyla sınırlı olmadığını belirten Özgün Taner Kara, sahadaki uygulamaları anlatarak, “İzinlerin ardından Tarihi Yapılar Şube Müdürlüğü ekibi koordinasyonunda sahaya iniyoruz, İZMİR MİRAS ekibi olarak iş programımızı oluşturuyoruz. Uygulamaları birebir takip ediyor, tarihi yapıya zarar vermeden müdahaleleri titizlikle gerçekleştiriyoruz. Tarihi bir yapıya dokunmak, onu yeniden ayağa kaldırmak ve geleceğe taşımak bizim için hem büyük bir sorumluluk hem de gurur kaynağı” diye konuştu.
Ekiplerin yürüttüğü çalışmaların oldukça hassas olduğunu belirten Kara, “Özel solüsyonlar ve kontrollü yöntemlerle milim milim çalışıyoruz. En küçük hata bile tarihi yüzeye zarar verebilir” dedi.
Restoratör Özgün Taner Kara, yaptığı işi ise şu sözlerle anlattı: “Restorasyon, benim için sadece bir meslek değil; zamanın ruhuna dokunma biçimi. Bir duvara dokunduğumuzda aslında geçmişe dokunuyoruz.”
Küpelioğlu: Her müdahale bir iz bırakır
Restoratör Esra Küpelioğlu, sahadaki en büyük zorluğun tekrar eden vandalizm olduğunu vurgulayarak, “Temizlenen yüzeyler çok kısa sürede yeniden yazılarla doluyor. Bu durum hem emeğimizi hem de yapının dokusunu yıpratıyor. Her temizlik müdahalesi yapı malzemesi üzerinde bir etki bırakır. Ne kadar hassas yöntemler kullanılsa da, tekrarlayan uygulamalar taşın yüzeyinde mikro düzeyde aşınmalara neden olur. Bu da zamanla malzemenin dayanımını azaltıyor, yüzey kayıplarını hızlandırıyor ve yapının özgün dokusuna geri dönüşü olmayan zararlar verebiliyor. İzmir Tarihi Asansör örneği, tarihi yapıların korunmasının yalnızca teknik müdahalelerle sürdürülebilir olmadığını açıkça gösteriyor. Kalıcı koruma, ancak toplumun bu yapılara karşı bilinç geliştirmesi ve bu değerleri sahiplenmesiyle mümkündür. Aksi halde yapılan her onarım, ne yazık ki geçici bir iyileştirme olmaktan öteye geçemiyor” dedi.
Bu miras hepimizin
Restoratörler, bu mücadelenin sadece kendilerine ait olmadığını vurguladı. Kara, “Biz sahadayız ama bu yapıların gerçek koruyucusu toplumun kendisi” dedi.
İzmir’in hafızası, titizlikle yürütülen emeğin sayesinde ayakta kalmaya devam ediyor. İzmir Miras çalışmaları Instagram’da @izmirmiras hesabı üzerinden takip edilebilir.
Diğer Haberler
Tüm Haberleri Gör
İzmir’de Dünya Kupası heyecanı meydanlara taştı
14 Haziran 2026 Pazarİzmir Büyükşehir Belediyesi'nin Konak, Buca, Karşıyaka ve Bornova'da kurduğu dev ekranlarda bir araya gelen yurttaşlar, A Milli Futbol Takımı'nın 2026 Dünya Kupası'ndaki ilk maçını birlikte izledi. Sabahın erken saatlerine rağmen alanları dolduran İzmirliler, ay-yıldızlı ekibe büyük destek verdi.
Seferihisar’ın iki büyük kavşağı yenilendi
14 Haziran 2026 Pazarİzmir Büyükşehir Belediyesi, Seferihisar’ın iki önemli kavşağında kapsamlı bir dönüşüme imza attı. Turizm rotası üzerinde yer alan Karakoç ve Akarca kavşaklarındaki peyzaj çalışmalarıyla, alanlar estetik bir görünüme kavuşturuldu.
İzmir, hayvan sağlığında çıtayı yükseltti
14 Haziran 2026 Pazarİzmir Büyükşehir Belediyesi, Pako Sahipsiz Hayvan Bakımevi ve Sosyal Yaşam Kampüsü’nde kurduğu Merkezi Sterilizasyon Ünitesi ile sokak hayvanlarının ameliyat süreçlerindeki enfeksiyon riskini azaltıyor.
İZSU’dan Yarımada derelerine güvenlik seferberliği
14 Haziran 2026 Pazarİzmir Büyükşehir Belediyesi İZSU Genel Müdürlüğü, Yarımada’daki derelerin güvenliğini artırmak ve çevre düzenlemesi yapmak için kapsamlı bir çalışma yürütüyor.
