Erişilebilirlik Butonu
TSE
İzmir Büyükşehir Belediyesi resmi facebook hesabı İzmir Büyükşehir Belediyesi resmi twitter hesabı İzmir Büyükşehir Belediyesi resmi instagram hesabı İzmir Büyükşehir Belediyesi Rss WhatsApp
İzmir Büyükşehir Belediyesi Resmi Logosu
Kapat

Sağ Menü

32° hava durumu ikonu

Sayfası

Sayfa İçeriği

06
Ekim

İzmir için iklim değişikliğine karşı büyük proje

TÜMÜ PAYLAŞ

İzmir'i ve İzmir halkını afet tehlikelerine karşı güçlendirecek Kentsel İklim Dayanıklılığı Programı başlatıldı.
 
İzmir, Z Zurich Foundation’ın, iklim değişikliği kaynaklı afetlere karşı toplulukların dayanıklılığını güçlendirecek yeni girişiminin bir parçası olarak dokuz ülkede on bir şehirden oluşan grup arasında yer alacak. Türkiye'de bu kapsamda başlatılacak ilk proje olan Toplumlar için İklim Dayanıklılığı Projesi (Climate Resilience for Communities Project), İzmir Büyükşehir Belediyesi, ICLEI Sürdürülebilirlik için Yerel Yönetimler, Zurich Sigorta Grubu Türkiye ve Z Zurich Foundation iş birliğinde yönetilecek.

İklim değişikliğine uyum sağlamaya ve iklim değişikliğinin yarattığı tehlikeleri azaltmaya odaklanan programın imza töreni İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer ev sahipliğinde gerçekleşti. 
 
Soyer: “Mutluluk duyuyorum”
İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanı Tunç Soyer, “Hayattan öğrendiğim bir şey de, küçük adımların her daim daha sürdürülebilir olduğudur. Böyle adımlarla başlayarak, daha ileri adımlar atacağımıza, başarılacak daha ileri hedeflerimizin olacağına inanıyorum. Bu sebeple, başlangıç noktası çok değerli. Bu proje diğer yerel yönetimler, belediyeler için de güzel bir model olabilir. Ortak projeler, bu tür ortaklıklar, onların da gündemlerinde olabilir. Bu projeler, kent yönetim biçimlerine katkıda bulunacaktır… Bu sebeple tekrardan teşekkür etmek istiyorum. Bu protokolü de sizle imzalamaktan mutluluk duyuyorum” dedi.
 
Yıldız: “En çok etkilenecek bölgelerin başında Akdeniz Havzası ve Türkiye geliyor”
Zurich Sigorta Grubu Türkiye CEO'su ve Z Zurich Foundation Mütevelli Heyeti Üyesi Yılmaz Yıldız, “Dünyada iklim değişikliğinden en çok etkilenecek bölgelerin başında Akdeniz Havzası ve Türkiye geliyor. Küresel Riskler Raporlarımızda da iklim değişikliği ve olumsuz etkilerinin dünya için en büyük tehdit olduğunun her yıl altını çiziyoruz. Bunun yanında ‘istemsiz göç’, ‘temiz suya erişememe’, ‘gıda enflasyonu’ gibi ikincil etkileri de çok kritik. Yaşanan afetler nedeniyle her yıl dünyada ortalama 300 milyar dolarlık ekonomik kayıp oluyor ve 2 milyar insan olumsuz etkileniyor. Doğru paydaşlarla ve akılcı çözümlerle bu olumsuz gidişe bir dur diyebileceğimizin farkındayız. Bu bilinçle iklim değişikliğinden en çok etkilenecek şehirlerimizden İzmir’de, bu projeyi hayata geçirmekten mutluluk duyuyoruz. İklim değişikliğine karşı daha güvenli, dayanıklı ve sürdürülebilir şehirler için yaratacağımız modelin Türkiye’de ve dünyada farklı şehirlerde de uygulanması en büyük hedefimiz” dedi.
 
Begin: “Dönüştürücü değişimi hızlandırmayı hedefliyoruz”
ICLEI Genel Sekreteri Gino van Begin ise, "ICLEI, toplum için sürdürülebilir ve dayanıklı bir geleceği güvence altına almak adına bu kadar öngörülü ve kararlı hareket eden İzmir gibi bir şehrin yanında yer almaktan gurur duyuyor. Yerel yönetimler ve topluluklarla el ele çalışarak, savunmasız grupları güçlendirmeyi ve kentsel sistemlerde dönüştürücü değişimi hızlandırmayı hedefliyoruz. Bu açıdan İzmir, kentlerin sürdürülebilirlik kavramını gönülden benimsemeleri
halinde nelerin başarılabileceğine dair parlak bir örnek teşkil ediyor" diye konuştu
 
Dört aşamalı temel yaklaşım
Z Zurich Foundation'ın Toplumlar için İklim Dayanıklılığı Ölçümü (Climate Resilience Measurement for Communities (CRMC)) isimli çalışması çerçevesinde yürütülecek proje dört aşamalı temel yaklaşımdan oluşuyor: İhtiyaç halindeki kentsel toplulukların belirlenmesi ve bu topluluklarla etkileşime geçilmesi, bu topluluklardan her birine ait iklimle ilgili sorunların derinlemesine analizinin yapılması, özelleştirilmiş çözümlerin planlanması, bunların geliştirilmesi ve sunulması, programdan çıkan sonuçların kamu ve özel sektör işbirliğiyle daha geniş bir alana yaygınlaştırması.

Yerel düzeyde akademik kuruluşlar, sivil toplum kuruluşları (STK) ve toplum gönüllüleri, toplulukları harekete geçirmek ve programın kapsayıcılığını sağlamak için projeye dahil olacak. Programın odağında sellere, sıcak hava dalgalarına ve orman yangınlarının yarattığı risklere karşı savunmasız durumda olan topluluklar bulunacak.
TÜMÜ
Önceki Haber
Sonraki Haber