- Müyesser Turfan Geçici Erkek Konukevi
- Ayni ve Nakdi Yardımlar
- Yemek ve Kumanya Desteği
- Süt Kuzusu Dağıtımları
- Medikal Malzeme Desteği
- Acılı Günlerinde Ailelerin Yanındayız
- Paylaşmayı Unutmuyoruz
- Öğrencilerimize Destek Veriyoruz
- Buca Sosyal Yaşam Kampüsü Hayata Geçti
- Sokakta Yaşam Mücadalesi Veren İhtiyaç Sahiplerine Destek
- İzmir’e Hijyenik ve Kaliteli Öğünler
- Anne Dayanışma Kartı
Haberler
İzmir Büyükşehir Belediyesi, kentin geçmişini geleceğe taşımak amacıyla tarihi çeşme, heykel ve anıtların korunmasına yönelik titiz çalışmalar yürütüyor. Kent Tarihi, Tanıtım ve Turizm Dairesi Başkanlığı’na bağlı Koruma Uygulama ve Denetim Şube Müdürlüğü (KUDEB) ile Tarihi Yapılar Şube Müdürlüğü ekipleri, yapılardaki çatlak, aşınma ve yüzey bozulmalarını bilimsel yöntemlerle onarıyor. Restoratörler, bir çeşmenin yalnızca taş ya da mermerden ibaret olmadığını, aynı zamanda İzmir’in hafızasını ve kent yaşamının izlerini taşıdığını vurguluyor.
“Çeşmeye baktığımda geçmişten iz görüyorum”
Tarihi Yapılar Şube Müdürlüğü’nde görev yapan restoratör Pınar Girgin, küçük ölçekli yapıların kentin ruhunu en güçlü şekilde yansıtan eserler olduğunu belirterek şunları söyledi: “Kentin ‘kılcal damarları’ olarak gördüğümüz çeşmeler, heykeller ve anıtlarla ilgileniyoruz. Çalışmalarımıza Kültürpark’tan başladık. Kültürpark, şehrin içindeki bir cennet gibi ve biz de bu cenneti en iyi şekilde korumaya çalışıyoruz. Ben bir çeşmeye baktığımda yalnızca taş ya da mermer görmüyorum; o mahallede yaşamış insanların izlerini, geçmişin gündelik hayatını ve kentin hafızasını görüyorum. Bir çeşme sadece bir su yapısı değil, insanların buluştuğu, sohbet ettiği ve yaşamın aktığı bir nokta. Bu nedenle her tarihi çeşme, geçmişle bugün arasında bir köprü kuruyor.”
“Çeşme kurnasındaki aşınma bizim için alarm demek”
Bir eserin restorasyonuna başlamadan önce mutlaka hikayesini anlamaya çalıştığını belirten Girgin, “Kitabesinde kimin adı yazıyor, hangi dönemin izlerini taşıyor, mahallede nasıl bir anısı var… Önce bunları öğrenmeye çalışıyoruz. Çünkü bir yapının ruhunu anlamadan onu gerçekten koruyamazsınız. Bir heykelin parmak ucundaki küçücük bir çatlak ya da bir çeşmenin kurnasındaki aşınma bizim için alarm niteliği taşıyor. Taş üzerindeki yosunlaşma, tuzlanma, mermer dokusundaki bozulmalar ve yapısal kayıplar, eserin geleceğiyle ilgili çok önemli sinyaller veriyor. Vatandaşlar bazen bunları fark etmeyebilir ancak bizim işimiz tam da bu detayları görmek” ifadelerini kullandı.
“Tarihimizi korumak hepimizin görevi”
Yanlış uygulamaların tarihi yapılar üzerinde geri dönülmez hasarlara yol açabileceğini vurgulayan Pınar Girgin, özellikle bilinçsiz müdahalelerin eserlerin ömrünü kısalttığını belirterek şunları söyledi: “Bazen çok temiz görünen bir yüzey, aslında taşın nefes almasını engelleyen yanlış bir kimyasal uygulamanın sonucu olabiliyor. O parlaklık ilk bakışta iyi gibi görünse de uzun vadede esere zarar veriyor. Bizim görevimiz, çoğu zaman görünmeyen bu riskleri erken tespit ederek doğru müdahaleyi yapmak. Yaptığımız iş, tam anlamıyla kentin takılarını korumak. Bir bina sessiz kalabilir ama bir çeşme suyuyla, bir heykel ise duruşuyla kentle konuşur. Biz de o konuşmanın kesilmemesi için çalışıyoruz. Aslında yaptığımız iş biraz da İzmir’in takılarını temizleyip parlatmak gibi. Çünkü bu eserler, kentin kimliğini oluşturan en değerli parçalar.”
“Kentin ruhu geçmişine saygıyla ölçülür”
Tarihi yapıları korumak için sadece teknik bir müdahalenin yetmediğini o yapının sevildiğini ve sahiplenildiğini hissetmesi gerektiğini vurgulayan Girgin, “Bu eserlerin gerçek sahibi yalnızca bizler değil, kentte yaşayan herkes. Bir çeşmenin üzerine yazılan bir isim ya da bir heykelin çevresine bırakılan çöp, sadece taşa değil, bu kentin ortak hafızasına da zarar veriyor. Tarihi yapıları korumak için insanların da onları sahiplenmesi gerekiyor. Bir kentin ruhu, geçmişine gösterdiği saygıyla ölçülür. Bu eserleri koruyup gelecek nesillere aktarmak hepimizin ortak görevi. Vatandaşlarımızdan ricamız; bu eserleri evlerindeki birer eşya gibi görmeleri. Onları incitmeden, dokusuna zarar vermeden gelecek nesillere aktarmak en büyük vatandaşlık görevimiz. Unutmayın ki, bir kentin ruhu, o kentin geçmişine ne kadar saygı duyduğuyla ölçülür” dedi.
Tarihi çeşmeler restore edilirken her ayrıntı titizlikle korunuyor
KUDEB ve Tarihi Yapılar Şube Müdürlüğü ekipleri tarihi çeşmelerde yürüttükleri restorasyon çalışmalarında yalnızca yapının dış görünüşünü değil, tarihi kimliğini ve özgün dokusunu da korumaya özen gösteriyor. Çalışmalarda taş ve mermer yüzeylerde oluşan yosunlaşma, tuzlanma ve aşınmalar özel yöntemlerle temizlenirken, kitabeler ve süslemelerin zarar görmemesi için hassas bir çalışma yürütülüyor. Çeşmelerde sonradan yapılan ve yapının tarihi dokusuyla uyumlu olmayan müdahaleler kaldırılırken, kullanılan malzemelerin özgün yapıyla uyumlu olmasına dikkat ediliyor. Ekipler ayrıca çeşmelerin su sistemi ve altyapısını da kontrol ederek yapıların yeniden işlev kazanmasını hedefliyor.
Diğer Haberler
Tüm Haberleri Gör
İtfaiyeciler bu kez sahneye çıktı: Çocuklara yangın ve deprem eğitimi
12 Eylül 2026 Cumartesiİzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiyesinin ateş savaşçıları, 95. İzmir Enternasyonal Fuarı’nda (İEF) çocuklara hayat kurtaracak bilgiler vermek için sahneye çıktı. Etkinlikte yangın, deprem ve diğer acil durumlarda yapılması gerekenler müzik ve eğlence eşliğinde anlatıldı.
İEF’de vatandaşlar karbon ayak izini ölçtü
12 Eylül 2026 Cumartesi95. İzmir Enternasyonal Fuarı’nın ziyaretçileri alışverişten ulaşıma, beslenmeden günlük alışkanlıklara kadar yaşam tarzlarının doğaya bıraktığı izi de öğrendi.
Teoman’dan 95. İzmir Enternasyonal Fuarı’nda müzik şöleni
12 Eylül 2026 Cumartesiİzmir Enternasyonal Fuarı’nın yedinci gününde Kültürpark, müzik, mizah ve sahne sanatlarıyla renklenen etkinliklere ev sahipliği yaptı.
Toplu ulaşımda kış dönemi başlıyor
12 Eylül 2026 Cumartesiİzmir Büyükşehir Belediyesi toplu ulaşımda 14 Eylül 2026 Pazartesi günü itibariyle kış düzenini başlatıyor. Yeni eğitim öğretim yılının başlayacak olması nedeniyle otobüs, metro ve tramvay hatlarında sefer sıklıkları artırılacak. İZDENİZ gemileri, mevcut tarifeleriyle çalışmaya devam edecek.
