14 ºC
19 Aralık
İzmir Yaşayan Şehir Yaşanacak Şehir
“Planları kim değiştirdiyse ortaya çıksın!”
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, İnciraltı planlarına ilişkin itirazlarının temelinde “planların değişerek gelmesinin” yattığını açıklayıp ekledi: “Bu planlara iki bakanlık arasında giderken, kim müdahale ettiyse, kim selden kütük kapmaya çalıştıysa o ortaya çıkacak. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nda bu planlarla ilgili görüşüm sorulmadı. Sadece planlar değişerek geldi. Bunu kim yaptıysa, bu kentin de, EXPO’nun da aleyhine çalışan, ortalığı karıştıran odur ve çıkıp kamuoyuna ‘bunun sorumlusu benim’ demelidir.”

İlgili ilgisiz, bilgili bilgisiz insanların ne Turizm Bakanlığı, ne Çevre Bakanlığı’nın hazırladığı planları bilmeden, ‘belediye başkanı camiye karşı, EXPO’ya karşı’ gibi seçildikleri koltuklara yakışmayan açıklamalarda bulunması, kent insanının gözünden kaçmıyor.”
 
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nda bu planlar yapılırken, hangi amaçla ve niyetle olursa olsun, gidip de müdahale edenler ve yönlendirmeye çalışanlar, küçük menfaatleri için planlarla oynayarak bu kentin önünü kesmektedirler.”

İnciraltı’nın planlanması kesinlikle bir siyasi malzeme yapılamaz. EXPO bir siyasi malzeme yapılamaz. İnciraltı planları, İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Balçova Belediyesi’nin öngördüğü şekilde çıkarsa, bizim buna karşı duruşumuz söz konusu olamaz.”


İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yapılan İnciraltı planına Büyükşehir Belediyesi’nin itirazının gerekçelerini kamuoyuna açıkladı. Bu konuda İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin yapmak istediklerini anlatmak ve konuyu aydınlığa kavuşturmak istediklerini belirten Başkan Kocaoğlu, yaşanan  süreci şöyle özetledi: “Göreve geldikten sonra kentin kalkınması ve İnciraltı’nın kurtarılması için bölgenin planlanması gerektiğini düşünerek, o zamanki valimiz Yusuf Ziya Göksu’ya müracaat ettim. Bölgenin tarım dışı alan olarak belirlenmesi talebimize Tarım İl Müdürlüğü olumsuz yanıt verince, bizim planlama girişimimiz de durdu. Ama biz her fırsatta kentin kalkınması ve İnciraltı’nın kurtarılması için bölgenin planlanması gerektiğini dile getirdik. Sonra EXPO sürecinde bu sıkıntıları bilen bir belediye başkanı olarak başka alternatif alanlar sunduk.

Ama İzmir’in genel kanaati olarak, BIE üyeleri ve Genel Sekreteri’ne gösterilen İnciraltı ön çıktı. Biz de karar verilme sürecinde ‘EXPO’nun alınması önemlidir’ dedik ancak her seferinde de kanunun çıkması için talepte bulunduk. 31 Mart 2008 tarihinde EXPO yarışını kaybettikten sonra ilk verdiğim basın açıklamasında ‘İnciraltı planlarını yapalım, 2015 EXPO’yu yapmış gibi oluruz’ demiştim. 2008 yılında eğer planlama yapılsaydı, bugün EXPO yeri hazır olacaktı ve sağlık tesisleri yükselmeye başlayacaktı.

Sonra 2020 EXPO adaylığı sürecinde yine bu konu gündeme geldi. İnciraltı planının çıkması konusunda merkezi hükümet bir karar aldı ve yasa çıktı. Bu arada Kültür ve Turizm Bakanlığı, 1991 yılında planlama yetkisinin kendisinde olduğunu iddia etti ve yetki bakanlığa geçti. Ben buradan Kültür ve Turizm Bakanımıza sonsuz teşekkür ediyorum.

‘Planlama konusunda buranın planlamasını yerel yönetimler bilir, yerel yönetim ne diyorsa onu yapacağız’ dedi ve ilkelerde mutabık kaldık. 1/25 binlik planlar bizim belirttiğimiz doğrultuda yapıldı. Sonra bir yasal değişiklikle plan yetkisi Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın elinden alınarak, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na verildi.


“Sorun iki plan arasındaki farktır”
İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Balçova Belediyesi’nin İnciraltı’nın kurtarılması için yaptığı özverili çalışmaların kamuoyu tarafından bilindiğini dile getiren Başkan Aziz Kocaoğlu, sorunun planlama yetkisinin el değiştirmesinden sonra yaşandığını söyleyerek şunları kaydetti: “Esas problem, Turizm Bakanlığı ile anlaştığımız planla, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan çıkan plan arasındaki farktır. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nda bu planlar yapılırken, hangi amaçla ve niyetle olursa olsun, gidip de müdahale edenler ve yönlendirmeye çalışanlar, küçük menfaatleri için planlarla oynayarak bu kentin önünü kesmektedirler.

İnciraltı planları, İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Balçova Belediyesi’nin öngördüğü şekilde çıkarsa, bizim buna karşı duruşumuz söz konusu olamaz. Ama bir Bakanlık’tan diğerine giderken şurası da şöyle olsun diyerek, planlamanın özüne ve sağlık konseptine yönelik yapılan müdahaleler nedeniyle, İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Balçova Belediyesi olarak, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na planın uygulanması ve amacından sapması konusundaki hassasiyetlerimiz ve sakıncalı gördüğümüz yönleri anlatmak için çalışmaya başladı
k.”

“Siyasi malzeme yapılmasın”
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, İnciraltı planları konusunda son birkaç gündür eleştiri ve yorum yapanların büyük çoğunluğunun yeterli bilgiye sahip olmadıklarını belirterek “İki üç gündür verilen beyanatlardan anlıyorum ki, İnciraltı planları konusunda konuşan yetkili yetkisiz şahıslar, iki plan arasındaki farkı bilmiyorlar. Bilmedikleri için bu şekilde konuşuyorlar” dedi.

Konunun siyasete alet edilmemesi gerektiğini ifade eden Başkan Kocaoğlu, şöyle devam etti: “İnciraltı’nın planlanması, kesinlikle bir siyasi malzeme yapılamaz. EXPO bir siyasi malzeme yapılamaz. Bir de şu konuşuluyor sık sık: EXPO’dan sonra dünyanın sayılı yeşil alanlarından birisi yaratılacak diye... Bunu söyleyenler, 1255 dönümlük İnciraltı Kent Ormanı’nın 2005-2006 yılında yapılıp ağaçların büyüdüğünü, gölgesinde oturulacak piknik alanı haline geldiğini bilmezler mi, görmezler mi? İzmir tarihindeki en büyük kent ormanı görülmez mi? Yeşil alan yaratmaktan kasıt nedir, bunu da bu ilgili ve yetkili kişilere sormak gerekir.
Biz EXPO adaylığının önündeki engelleri kaldırmaya çalışıyoruz. Ama birileri, Büyükşehir Belediyesi’nin EXPO’nun alınmaması için çalıştığını söylüyor. Ben bu kentin kalkınmasını ilk defa ortaya koyan, hedef gösteren, stratejik planlamalar yapan bir belediye başkanıyım. EXPO’nun alınması hep birlikte olacaktır. EXPO’yu yapmaktan hep birlikte gurur duyacağız. ‘Siyasi nedenlerle EXPO’yu Aziz Kocaoğlu istemiyor’ demek, kişinin kendi felsefesinin, kente nasıl baktığının ancak göstergesi olabilir.

“Din, mezhep, inanç istismarı yapmıyoruz”
Bir diğeri de cami yeri fazla ayrıldığı diye eleştirdiğimizi söylemiş. Bizim gündemimizde cami yeri ile ilgili en ufak bir karşı çıkış yoktur. Biz her inançlı insan gibi dinimizi, mezhebimizi ve dinimizin kurallarını biliyor ve en mühim kuralı olan kul hakkını da gözeterek inancımızı yerine getiriyoruz. Ama hiçbir zaman, hiçbir koşulda, din, inanç, mezhep, ırk, dil istismarı yapmıyoruz. Biz bu kentte ve bu ülkede yaşayan bütün insanları kardeş kabul edip, hepimizin ortak değerlerini öne çıkararak bu kenti 9 senedir idare ediyoruz. Camisini, de kilisesini de, havrasını da, cemevini de onaran, camilerini temizleyen belediye başkanına camiden rahatsız oluyor diye ithamda bulunmak ancak küçük siyasi çıkarların peşinde koşmaktan başka bir anlam ifade etmemektedir. Bu da siyasette istismarın ne anlama geldiğinin tipik örneğidir.”

“Biz bu kentin sahibiyiz”
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, planı uygulamadan sorumlu kuruluş olarak çıkacak problemleri, uygulama planlarının yapılamaması gibi zorlukları önceden görerek uyarıda bulunduklarını söyledi. Planda birçok belirsizlik olduğunu da sözlerine ekleyen Başkan Kocaoğlu, “Arkadaşlarımız çalışmaları bitiriyor. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan randevu alacağız, masanın etrafına oturacağız; sakıncaları, bu kentin belediye başkanı ve EXPO’nun yapılmasından da sorumlu belediye başkanı olarak anlatacağız” dedi.
Başkan Kocaoğlu, 4 milyon İzmirli adına konuştuğunu ve bunun sorumluluğunu taşıdığını belirterek, şöyle devam etti: “Biz bu kentin sahibiyiz. Sahipliğimiz İzmirlinin oylarıyla tescillenmiştir. Biz konuştuğumuz zaman 4 milyon adına konuşuyoruz. Bu planlara iki bakanlık arasında giderken, kim müdahale ettiyse, kim selden kütük kapmaya çalıştıysa o ortaya çıkacak. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nda bu planlarla ilgili ne görüşüm soruldu, ne herhangi bir başka bir şey. Sadece planlar değişerek geldi. Bunu kim yaptıysa, bu kentin de, EXPO’nun da aleyhine çalışan, ortalığı karıştıran odur ve çıkıp kamuoyuna ‘bunun sorumlusu benim’ demelidir.

“Mış gibi yapmasınlar”
Bakanlıkla konuşarak sorunu çözebileceklerini inandığını dile getiren Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, “Süreç ne yapmamızı gerektiriyorsa onu yapacağız” dedi. 
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı, sözlerini şöyle tamamladı: “İlgili ilgisiz, bilgili bilgisiz insanların ne Turizm Bakanlığı, ne Çevre Bakanlığı’nın hazırladığı planları bilmeden, kentin gündemini meşgul edecek, ‘belediye başkanı camiye karşı, EXPO’ya karşı’ gibi seçildikleri koltuklara yakışmayan açıklamalarda bulunması kent insanının gözünden kaçmıyor. Bu açıklamayı onlara değil, İzmirliye yapıyorum. Onlardan da cevap beklemiyorum. Benim cevabımdan da beslenmeye kalmasınlar. Sürekli konuşuyorlar, sürekli cevap vermiyorum. İzmirli cevabını veriyor zaten. İzmir’e her kim olursa olsun; samimiyetle, iyi niyetle, benim gözümden bakıp kentin iyiliğine çalışacaklarsa çalışsınlar. Ama kimse ‘mış’ gibi yapmasın. Kimsenin bunu yapmaya hakkı yok. Bu kent ayağa kalkmış gidiyor. Paçasından tutup çekiyorlar. Bu kenti kimin ayağa kaldırdığını da 4 milyon İzmirli biliyor.


İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin İnciraltı planıyla ilgili çekincelerinden bazıları şöyle:


BALÇOVA İNCİRALTI TURİZM MERKEZİ 1/5000 VE 1/1000 ÖLÇEKLİ
KORUMA AMAÇLI İMAR PLANI HAKKINDA


- 1/25000 ölçekli Çevre Düzeni planı ile 1/5000 ölçekli Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı ve 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı arasında sosyal tesis,  sosyal donatı ve yeşil alanlar açısından farklılıklar bulunmaktadır. Üst ölçekte var olan bu alanların alt ölçekte kaldırıldığı ve azaltıldığı görülmektedir.

- 1/25000 ölçekli Çevre Düzeni Planı’nda  turizm alanı olan marinanın güneyi, bu plandan farklı olarak alt ölçekli planlarda Özel Proje Alanı (ÖPA) şeklinde düzenlenmiş ancak turizm, ticaret, sosyal tesis gibi her türlü kullanımın yer alacağı ifade edilen bu alana ilişkin hiçbir yapılaşma koşulu ve bu alanın yapılaşmasının kimin tarafından gerçekleştirileceği belirlenmemiştir.

- EXPO ve turizm fonksiyonlarıyla bütünleşik ve süreli konut ihtiyacına yönelik tasarlanması öngörülen otoyol cephesi, yalnızca “konut” olarak planlanmış olup bu alana gelecek kalıcı nüfusun ihtiyacı olan eğitim, sosyo-kültürel tesis v.b alanların yetersiz olduğu belirlenmiştir.

- 6324 sayılı EXPO kanununda, EXPO alanının 18.madde uygulamasıyla elde edileceği ve bu uygulamanın İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Balçova Belediyesi'nce yapılacağı kayıt altına alınmıştır. Ancak 1/5000 ve 1/1000 ölçekli planlar incelendiğinde, Kür Merkezi ve Özel Proje Alanlarının (ÖPA) kullanımının şahıs veya kamu olduğuna ilişkin bir açıklama bulunmadığı görülmüştür. Bu alanların kullanımı DOP (zaiyat) oranını etkilemektedir. Düzenleme ortaklık payının % 40'ı geçmesi durumunda kamulaştırma gerekebileceği, ancak    kamulaştırmaların kim tarafından ve ne şekilde yapılacağına ilişkin açıklama olmadığı belirlenmiştir.
(Kamulaştırmaları belediyelerin karşılanmasının mümkün olmadığı dikkate alınmalıdır.)

- Doğal Sit alanı içinde olmasına rağmen alanın bir kısmında (mevcut yurtlar,  otel, askeri alan ve civarı) eski planların yürürlükte olduğu ifade edilerek plan dışında bırakılmış. Oysa ki, söz konusu alanlar da sit alanı kapsamındadır ve ilgili mevzuata uygun planları bulunmamaktadır. Korunacak Alanlarda Yapılacak Planlara Dair Yönetmelik kapsamında bu bölgelerin de sit alanı bütününde planlama zorunluluğu bulunmaktadır.

Eklenme Tarihi: 
27 Aralık 2012 Perşembe
 
Loading..
Yükleniyor. Lütfen bekleyiniz..